14 Mayıs 2026 , Perşembe
Vergi Haberleri

Binek Otomobillerde Lastik Amortismanı, Gider Kısıtlaması ve KDV İndirimi Nasıl Uygulanır?

Binek otomobillere ilişkin vergi uygulamaları son yıllarda hem gelir veya kurumlar vergisi hem de katma değer vergisi yönünden önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Özellikle işletme aktifine kayıtlı binek otomobiller için yapılan sonradan giderler, lastik bedellerinin amortisman yoluyla mı yoksa doğrudan gider olarak mı dikkate alınacağı, amortisman sınırının hangi tarihteki had üzerinden uygulanacağı ve bu giderlere ait KDV’nin ne ölçüde indirilebileceği uygulamada sıkça tartışılmaktadır. Bursa Defterdarlığı tarafından verilen 25.11.2025 tarihli özelge, şirket aktifine kayıtlı binek otomobil lastikleri için ayrılan amortismanın gider kısıtlamasına tabi olup olmadığı, ilk iktisap tarihinde amortisman sınırı dışında kalan bir binek otomobilin sonradan yapılan giderlerle maliyetinin artması halinde durumun değişip değişmeyeceği ve ilave maliyete ilişkin KDV’nin nasıl değerlendirileceği konusunda önemli açıklamalar içermektedir. Bu yazıda konu, yalnızca özelgede yer alan somut olay ve açıklamalar çerçevesinde ele alınmaktadır. Özelgede Yer Alan Somut Olay Nedir? Özelgede yer alan olayda şirket, aktifine kayıtlı binek otomobiller için alınan lastiklere ait amortisman bedelinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesindeki gider kısıtlamasına tabi olup olmadığını sormuştur. Ayrıca, ilk iktisap tarihinde amortisman kısıtlamasına tabi olmayan bir binek otomobil için daha sonra yapılan giderler nedeniyle maliyetin artması ve toplam bedelin ilgili sınırı aşması halinde, bu sonradan oluşan maliyet artışının amortisman kısıtlamasına tabi tutulup tutulmayacağı da sorulmuştur. Son olarak, ilave maliyete ilişkin katma değer vergisinin nasıl indirileceği konusunda idarenin görüşü istenmiştir. Somut Olayın Özeti Konuyu daha anlaşılır hale getirmek için özelgedeki olayı örnek vak’a diliyle somutlaştıralım. (A) şirketi aktifine kayıtlı bir binek otomobili işinde kullanmaktadır. Şirket bu araca yeni lastikler almış, lastik bedelini muhasebe kayıtlarında nasıl değerlendireceğini ve bu tutar için ayrılacak amortismanın binek otomobillere ilişkin gider kısıtlamasına girip girmediğini netleştirmek istemiştir. Bununla birlikte şirketin başka bir tereddüdü daha vardır. İlk iktisap edildiğinde amortisman sınırını aşmayan bir binek otomobil için yıllar içinde çeşitli ilave giderler yapılmış ve bu giderler aracın maliyetini artırmıştır. Şirket, bu sonradan oluşan maliyet artışının ilk iktisap sınırını aşması halinde amortisman kısıtlamasının devreye girip girmeyeceğini öğrenmek istemektedir. Ayrıca, bu tür ilave harcamalara ait KDV’nin indirimi konusunda da açıklık talep edilmiştir. Özelgedeki sonuç, üç başlıkta özetlenebilir: lastik bedeli amortismana tabi olabilir, ilk iktisapta aşılmayan amortisman sınırı sonradan maliyet artışıyla geriye dönük değişmez ve cari giderlere ait KDV yalnızca vergi matrahında kabul edilen kısma isabet eden oranda indirilebilir. Binek Otomobillerde Gider Kısıtlamasının Dayanağı Nedir? 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderler sayılmış; binek otomobillere ilişkin kira, cari gider ve amortisman kalemleri bakımından özel sınırlamalara yer verilmiştir. Buna göre, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinde aylık kira gideri için belirli bir üst sınır, özel tüketim vergisi ve KDV’nin gider yazılabilecek kısmı için belirli bir had, binek otomobillere ilişkin cari giderlerin sadece yüzde 70’inin indirilebilmesi ve amortismana esas bedel için ayrıca üst sınır uygulanması söz konusudur. Özelgede de bu hükümlere doğrudan atıf yapılmıştır. Lastik Bedeli Doğrudan Gider mi Yazılır, Amortismana mı Tabi Olur? Özelgede bu konuda Vergi Usul Kanununun 313 ve 315 inci maddeleri ile 333 ve 345 Sıra No.lu Tebliğlerdeki açıklamalar esas alınmıştır. Buna göre işletme aktifine kayıtlı otomobil, kamyon, minibüs, midibüs, yük arabaları ve benzeri araçlara ait lastikler, yeni satın alınan araç üzerinde hazır gelenler hariç olmak üzere, normalde 2 yıl faydalı ömür ve yüzde 50 amortisman oranı üzerinden itfa edilir. Bu nedenle şirket aktifine kayıtlı binek otomobil lastiklerine ilişkin bedelin, maliyet bedeli üzerinden aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi gerekmektedir. Özelgede açıkça bu sonuca ulaşılmıştır. Lastikler Her Durumda Amortismana mı Tabi Olur? Hayır. Özelgede 345 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine de atıf yapılmıştır. Buna göre ticari amaçla kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin, sektörün çalışma şartları gereği tahsis edildiği hizmette kullanılmaya hazır hale geldiği tarihte faydalı ömrünün bir yıldan daha az olması halinde amortismana tabi tutulması mümkün olmayacağından doğrudan gider yazılması mümkündür. Ancak özelgedeki somut olayda idare, şirketin aktifine kayıtlı binek otomobiller için alınan lastiklerin amortisman yoluyla itfa edilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapmıştır. Lastik Amortismanı Binek Otomobil Gider Kısıtlamasına Tabi midir? Özelgedeki en önemli sonuçlardan biri budur. Vergi idaresi, şirket aktifine kayıtlı binek otomobil lastiklerine ilişkin bedelin maliyet bedeli üzerinden aktifleştirilip amortisman yoluyla itfa edilmesi gerektiğini, ancak amortisman yoluyla itfa edilecek bu tutarın tamamının Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 7 numaralı bendi kapsamında kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebileceğini belirtmiştir. Başka bir ifadeyle, özelgede lastik amortismanı için ayrıca binek otomobil amortisman sınırı yönünden yeni bir ilave kısıtlama öngörülmemiş, bu tutarın tamamının gider olarak dikkate alınabileceği kabul edilmiştir. İlk İktisap Tarihinde Sınırı Aşmayan Araç Sonradan Kısıtlamaya Girer mi? Özelgede açıkça belirtildiği üzere, ilk iktisap bedeli Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 7 numaralı bendindeki sınırı aşmayan binek otomobillerin maliyet bedelinin, sonradan yapılan giderler nedeniyle söz konusu tutarı aşması halinde, amortismana esas bedelin tespitinde binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınacaktır. Bu ifade son derece önemlidir. Çünkü idare, amortisman sınırında esas alınacak tarihin binek otomobilin ilk iktisap tarihi olduğunu açıkça kabul etmektedir. Dolayısıyla araç ilk alındığında sınır aşılmamışsa, sonradan maliyetin artması bu tespiti geriye dönük olarak değiştirmemektedir. Amortisman Sınırında Hangi Tarih Esas Alınır? Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükmünde de açıkça belirtildiği üzere, binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır. Özelgedeki sonuç da bu hükmü tekrar etmektedir. Bu nedenle amortisman kısıtlamasında, yıllar sonra yapılan ek harcamalar nedeniyle o dönemdeki yeni hadlerin veya toplam maliyet artışlarının esas alınması değil, aracın ilk iktisap anındaki yasal sınırın dikkate alınması gerekir. Özelgedeki yaklaşım uygulama bakımından son derece yol göstericidir. KDV Yönünden İlave Maliyetlerin Vergisel Sonucu Nedir? Özelgede KDV Kanununun 29 ve 30 uncu maddeleri ile KDV Genel Uygulama Tebliğindeki açıklamalar esas alınmıştır. Buna göre işletmeye dahil olan ve faaliyette kullanılan taşıtlara ait olup fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilen tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderlere ilişkin KDV’nin, söz konusu giderlerin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca kazanç tespitinde indirimi kabul edilen kısmına isabet eden oranda indirime konu edilmesi mümkündür. Bu nedenle binek otomobillere ilişkin giderler vergi matrahında yalnızca kısmen indirilebiliyorsa, bu giderlere ait KDV de aynı oranda indirilebilir. Kabul edilmeyen kısma isabet eden KDV ise indirim konusu yapılamaz. KDV İndirimi İçin Temel Mantık Nedir? Özelgedeki yaklaşımın temel mantığı, KDV Kanununun 30/d maddesindeki indirilemeyecek KDV kuralıdır. Gelir veya kurumlar vergisi bakımından kazancın tespitinde kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV, kural olarak indirim konusu yapılamaz. Bu nedenle binek otomobillere ait tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderlerde, giderin yalnızca belirli kısmı vergi matrahından indirilebiliyorsa, KDV de sadece bu kabul edilen kısma isabet eden oran kadar indirilebilir. Özelgede açık biçimde bu sonuca ulaşılmıştır. Tablo-1: Lastik, Amortisman ve KDV Özeti KonuÖzelgedeki sonuçBinek otomobil lastikleriKural olarak aktifleştirilir ve amortisman yoluyla itfa edilir.Lastiğin faydalı ömrüGenel olarak 2 yıl, amortisman oranı yüzde 50’dir.Faydalı ömür 1 yıldan az iseDoğrudan gider yazılabilir.Lastik amortismanıTamamı gider olarak dikkate alınabilir. (İlk iktisap tarihindeki amortisman sınırı esas alınır.)Sonradan yapılan giderler nedeniyle maliyet artışıİlk iktisap tarihindeki amortisman sınırı esas alınır.Cari giderlere ait KDVVergi matrahında indirimi kabul edilen kısma isabet eden oranda indirilebilir. Tablo-2: Hangi Unsurda Hangi Vergisel Yaklaşım Geçerli UnsurVergisel yaklaşımLastik bedeliAktifleştirme ve amortisman esası geçerlidir.İlk iktisapta sınırı aşmayan araçSonradan maliyet artsa da ilk iktisap tarihindeki had esas alınır.Tamir, bakım, yakıt gibi cari giderlerGelir Vergisi Kanununa göre indirilebilen kısmı kadar dikkate alınır. Mevcut oran %70’dir.Bu giderlere ait KDVKabul edilen gider oranı kadar indirilebilir. Ana Mesajı Nedir? Bu özelgenin uygulamaya verdiği temel mesaj şudur: Binek otomobillere ilişkin vergi kısıtlamaları her kalemde aynı şekilde uygulanmaz. Lastik gibi belirli iktisadi kıymetlerde amortisman yoluyla itfa edilen tutarın tamamı gider olarak kabul edilebilirken, cari giderlerde sadece belirli oranlarda indirim yapılabilir. Ayrıca bir binek otomobilin amortisman sınırı bakımından değerlendirmesi, sonradan yapılan ilave harcamalara göre değil, ilk iktisap tarihindeki yasal hadlere göre yapılır. KDV yönünden ise giderin vergi matrahında kabul edilen kısmı kadar indirim hakkı doğar. Bu nedenle şirketlerin binek otomobillere ilişkin her harcama türünü aynı kategoride değerlendirmemesi gerekir. Sonuç Bursa Defterdarlığının 25.11.2025 tarihli özelgesine göre, şirket aktifine kayıtlı binek otomobil lastiklerine ilişkin bedelin kural olarak maliyet bedeli üzerinden aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi gerekir. Bu amortisman tutarının tamamının kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkündür. Bunun yanında, ilk iktisap tarihinde amortisman kısıtlamasına tabi olmayan bir binek otomobilin maliyetinin sonradan yapılan giderler nedeniyle artarak ilgili sınırı aşması halinde, gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedelin tespitinde aracın iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar esas alınacaktır. KDV yönünden ise binek otomobillere ait tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderlere ilişkin KDV, söz konusu giderlerin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca kazanç tespitinde kabul edilen kısmına isabet eden oranda indirilebilecektir. Bu özelge, binek otomobil lastiği amortismanı, binek otomobillerde gider kısıtlaması, sonradan yapılan giderlerin amortisman etkisi ve KDV indirimi konularında uygulamaya önemli açıklık sağlamaktadır. SoruCevapBinek otomobil lastikleri doğrudan gider yazılabilir mi?Kural olarak hayır. Özelgedeki sonuca göre lastik bedeli aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilir. Ancak faydalı ömrü bir yıldan azsa doğrudan gider yazılması mümkün olabilir.Lastikler için amortisman süresi ne kadardır?Genel uygulamada faydalı ömür 2 yıl, amortisman oranı yüzde 50 olarak dikkate alınır.Lastik amortismanı binek otomobil gider kısıtlamasına tabi midir?Özelgedeki somut olaya göre, lastik bedeline ilişkin amortismanın tamamının gider olarak indirilmesi mümkündür.İlk iktisapta sınırı aşmayan araç sonradan kısıtlamaya girer mi?Sonradan yapılan giderlerle maliyet artsa bile, amortisman sınırında ilk iktisap tarihindeki yasal had esas alınır.Amortisman sınırında hangi tarih esas alınır?Binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.Tamir, bakım ve yakıt giderlerinin KDV’si tamamen indirilebilir mi?Hayır. Söz konusu giderlerin vergi matrahında kabul edilen kısmına isabet eden oranda KDV indirilebilir.Gelir vergisinde kabul edilmeyen giderlere ait KDV indirilebilir mi?Hayır. KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca kabul edilmeyen giderlere ait KDV indirilemez.Yeni satın alınan araç üzerindeki hazır lastikler için ayrı amortisman ayrılır mı?Özelgedeki açıklamada, yeni satın alınan araçlarda hazır olan lastikler bu ayrı değerlendirme dışında tutulmuştur.Lastiklerin faydalı ömrü bir yıldan azsa ne olur?Faaliyet şartları gereği faydalı ömür bir yıldan azsa, lastik bedeli doğrudan gider yazılabilir.Bu özelgenin en önemli sonucu nedir?Lastik amortismanının tamamı gider yazılabilir, amortisman sınırında ilk iktisap tarihi esas alınır ve cari gider KDV’si sadece kabul edilen kısım kadar indirilebilir. T.C.HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞIGelir İdaresi BaşkanlığıBursa Defterdarlığı    Sayı:E-17192610-120[GV-21-66]-25.11.2025Konu:Binek Otomobillerde Gider Kısıtlaması       İlgi:   İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, Şirketiniz aktifine kayıtlı binek otomobil lastikleri için ayrılan amortisman bedelinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde düzenlenen gider kısıtlamasına tabi olup olmadığı, iktisap tarihi itibarıyla amortisman kısıtlamasına tabi olmayan binek otomobiller için sonradan yapılan giderler dolayısıyla binek otomobil maliyetinin iktisap tarihinde yürürlükte olan bedeli aşması halinde amortisman kısıtlamasına tabi olup olmayacağı, ayrıca ilave maliyete ilişkin katma değer vergisinin nasıl uygulanacağı hususlarında görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi kurum kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 1.Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler. (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira 5.500  Türk lirasına  (329 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2025 yılında uygulanmak üzere 37.000 TL) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına (329 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2025 yılında uygulanmak üzere 990.000) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.) … 5.Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.) … 7.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar. (İşletmeye dâhil olan gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilir.) (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, (329 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2025 yılında uygulanmak üzere 1.100.000 TL) söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını (329 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2025 yılında uygulanmak üzere 2.100.000) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.) …” hükmü yer almaktadır. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi” başlıklı beşinci bölümünde yer verilmiştir. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; – 313 üncü maddesinde, “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder. … Değeri 50.000.000.- lirayı (1.1.2021’den itibaren 1.500 -TL, 1.1.2025’den itibaren 9.900 -TL) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000.- lirayı (1.1.2021’den itibaren 1.500 -TL, 1.1.2025’den itibaren 9.900 -TL) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.”, – 315 inci maddesinde, “Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerini, 320 nci maddenin dördüncü fıkrası saklı kalmak üzere, Maliye Bakanlığının tespit ve ilan edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlan edilecek oranların tespitinde iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.“ hükümleri yer almaktadır. Mezkûr Kanunun 315 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak “Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları” tespit edilmiş ve bu oranlar 339, 365, 389, 399, 406, 418, 439, 458, 506 ve 576 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değişik 333 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki Amortisman Listesi ile açıklanmıştır. Öte yandan, 345 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “I- Ticari Amaçla  Kullanılan Araçlar İçin İktisap Edilen Lastiklerin Faydalı Ömürleri” başlıklı bölümünde, “… 333 Sıra Numaralı Tebliğ eki listenin 3.72 numaralı bölümünde otomobil, kamyon, minibüs, midibüs, yük arabaları, özel amaçlı olarak kullanılan araçlar ve benzeri araçlara ait lastikler (Yeni satın alınan araçlarda hazır olanlar hariç) yer almakta olup, bunların faydalı ömürleri 2 yıl ve amortisman oranları da % 50,00 olarak tespit edilmiştir. Bakanlığımıza yapılan başvurulardan bazı sektörlerin çalışma şartları gereği, bu sektörlerde faaliyet gösteren mükelleflerin faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere iktisap ettikleri lastiklerin faydalı ömürlerinin söz konusu Tebliğde ilan edilen faydalı ömürden daha az olduğu anlaşılmıştır. Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesine göre bir iktisadi kıymetin amortismana tabi tutulabilmesi için, işletmede bir yıldan fazla kullanılması, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve işletmenin aktifinde kayıtlı bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, ticari amaçla kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin, faaliyet gösterilen sektörün çalışma şartları gereği tahsis edildiği hizmette kullanılmaya hazır hale geldiği tarih itibarıyla faydalı ömrünün bir yıldan daha az olması halinde amortismana tabi tutulması mümkün olmayacağından kayıtlara doğrudan gider olarak intikal ettirilebileceği tabiidir.” açıklamasına yer verilmiştir. Buna göre, işletme aktifine kayıtlı otomobil, kamyon, minibüs, midibüs, yük arabaları, özel amaçlı olarak kullanılan araçlar ve benzeri araçlara ait lastiklerin, kayıtlardaki değerinin (yeni satın alınan araçlarda hazır olanlar hariç) faydalı ömür 2 yıl ve normal amortisman oranı %50 olarak dikkate alınmak suretiyle amortisman yoluyla itfa edilmesi gerekmektedir. Ancak, ticari amaçla kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin, faaliyet gösterilen sektörün çalışma şartları gereği tahsis edildiği hizmette kullanılmaya hazır hale geldiği tarih itibarıyla faydalı ömrünün bir yıldan daha az olması halinde, lastik bedelinin kayıtlara doğrudan gider olarak intikal ettirilmesi mümkündür. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz aktifine kayıtlı binek otomobil lastiklerine ilişkin bedelin maliyet bedeli üzerinden aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi gerekmekte olup, amortisman yoluyla itfa edilecek tutarın tamamının Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi kapsamında kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, ilk iktisap bedeli mezkur Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde belirtilen tutarı aşmayan binek otomobillerin maliyet bedelinin sonradan yapılan giderler nedeniyle söz konusu tutarı aşması durumunda ise, binek otomobillere ilişkin gider olarak dikkate alınabilecek amortismana esas bedelin tespitinde binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınacaktır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun: – 1/1 inci maddesinde; ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, – 29/1-a maddesinde; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebileceği, – 30/d maddesinde; Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç) vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır. KDV Genel Uygulama Tebliğinin “İndirilemeyecek KDV” başlıklı “(III/C-2.1)” bölümünün (ç) bendine göre; “Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır.” açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, işletmenize dahil olan ve faaliyetinizde kullanılan taşıtlara ait olup, fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilen tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderlere ilişkin KDV’nin, söz konusu giderlerin Gelir Vergisi Kanunu uyarınca kazanç tespitinde indirimi kabul edilen kısmına isabet eden oranda indirime konu edilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim.  … _____________________________________________________________ Hesaplama Araçları Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Yazının yayımlandığı tarihten önceki ve/veya sonraki tarihte içerikteki bilginin güncel olmayabileceğini, geçici veya kalıcı olarak başka yasal düzenlemeler olabileceğini göz önünde bulundurunuz ve kendi durumunuza özel doğru bilgi için konuyla ilgili meslek erbabına/uzmanına danışmanız menfaatinize olacağını unutmayınız. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. İçeriğin tamamı veya bir kısmı ticari amaçla izinsiz kopyalanamaz aksi durumda yasal işlem yapılır.