Muhasebe Haberleri
Adi Ortaklıklarda İnşaat Taahhüt İşlerinde Kârın Muhasebeleştirilmesi ve Vergilendirilmesi
İnşaat taahhüt işlerinde sıkça karşılaşılan yapılardan biri olan adi ortaklıklar, Borçlar Kanununa göre tüzel kişiliği olmayan ve vergisel yükümlülükleri ortaklar üzerinden yürüyen yapılardır. Özellikle adi ortaklık bünyesinde tamamlanan işleri, gelir tablosunda hangi hesaplarda göstermek gerektiği uygulamada tereddüt yaratabilmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen özelge, adi ortaklık kârının nasıl muhasebeleştirileceği ve hangi hesaplarda izlenmesi gerektiğine ilişkin önemli açıklamalar içermektedir.
Adi Ortaklıkların Vergi Hukukundaki Konumu
Borçlar Kanununun 520’nci maddesine göre adi ortaklık; iki veya daha fazla kişinin ortak bir amaç doğrultusunda emek ve mallarını birleştirdiği, ancak tüzel kişiliği olmayan bir ortaklık türüdür. Bu yapılar gelir veya kurumlar vergisi mükellefi değildir.
Adi ortaklık adına yalnızca stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edilir. Gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet, adi ortaklığın ortaklarına aittir. Dolayısıyla adi ortaklığın inşaat taahhüt işinden elde ettiği kâr veya zarar, ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilmek suretiyle vergilendirilir.
Kârın Tespiti ve Ortaklara Dağılımı
Adi ortaklığın yürüttüğü inşaat taahhüt işine ilişkin gelir ve giderlerin tamamı adi ortaklık adına belgelendirilmelidir. Gelir ve giderlerin karşılaştırılması sonucunda oluşan kâr veya zarar, ortaklık sözleşmesinde belirtilen oranlara göre ortaklara pay edilir.
Her bir ortak, kendisine düşen payı geçici vergi beyannamesi ve yıllık kurumlar vergisi beyannamesine dahil etmek zorundadır. Bu yönüyle adi ortaklıkların elde ettiği kârın doğrudan ortaklara aktarılması esastır.
Muhasebe Kayıtlarında Kârın Gösterimi
Özelgede yapılan açıklamaya göre, adi ortaklığın yürüttüğü inşaat taahhüt işinden elde edilen kârdan şirkete düşen payın, tek düzen hesap planı uyarınca aşağıdaki hesaplarda izlenmesi gerekmektedir:
640 İştiraklerden Temettü Gelirleriveya
641 Bağlı Ortaklıklardan Temettü Gelirleri
Bu hesaplarda takip edilecek tutar, doğrudan adi ortaklıktaki paydan kaynaklanan kârdır. Bu nedenle söz konusu gelirin gelir tablosunun “yurtiçi satışlar” bölümünde gösterilmesi doğru değildir.
Gelir İdaresi Başkanlığının Görüşü
Özelgeye göre:
Adi ortaklıkların tüzel kişiliği bulunmadığından kurumlar vergisi mükellefiyeti yoktur.
Ortaklık tarafından elde edilen kâr, ortaklara hisseleri oranında aktarılır.
Ortakların kâr paylarını kendi kurum kazançlarına ekleyerek vergilendirmesi gerekir.
Bu kâr payları satış geliri değil, iştirak geliri niteliğindedir.
Tek düzen hesap planı gereğince 640 veya 641 hesaplarında izlenmesi zorunludur.
Bu nedenle özelgedeki olayda şirketin kâr payını 641 hesapta göstermesi doğru uygulamadır.
10 Soru – 10 Cevap
SoruCevapAdi ortaklık tüzel kişilik midir?Hayır. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği yoktur ve gelir/kurumlar vergisi mükellefi değildir.İnşaat taahhüt işinden elde edilen gelir kim tarafından beyan edilir?Gelir, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında beyan edilir.Adi ortaklık adına hangi vergiler için mükellefiyet tesis edilir?Sadece stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edilir.Adi ortaklık kârı gelir tablosunda satış olarak gösterilebilir mi?Hayır. Kâr satış geliri değildir, iştirak geliri niteliğindedir.Adi ortaklık kârı hangi hesapta izlenir?640 veya 641 hesaplarında gösterilir.Ortak kendi payını nasıl vergilendirir?Payına düşen kârı geçici vergi ve yıllık kurumlar vergisi beyannamesine dahil eder.Gelir ve gider belgeleri kimin adına düzenlenmelidir?Adi ortaklık adına düzenlenmelidir.İştirak geliri hangi niteliktedir?Ortaklık payından kaynaklanan ve satış niteliği taşımayan gelir türüdür.İnşaat projesi bitince kâr nasıl dağıtılır?Ortaklık sözleşmesindeki oranlara göre ortaklara paylaştırılır.Adi ortaklık kârının yanlış hesapta izlenmesi neden sakıncalıdır?Mali tabloların gerçeğe aykırı oluşmasına ve hata tespitinde vergi uyumsuzluğuna yol açabilir.
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; …………… Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu, … . ile birlikte … vergi kimlik numaralı bir adi ortaklık kurarak inşaat taahhüt işi aldığınızı ve bu işi 2009 yılı içerisinde ikmal ederek bitirdiğinizi, adi ortaklık uhdesinde yapılan inşaat taahhüt işinden elde ettiğiniz karı hisseniz oranında Şirketinizin gelir tablolarının ilgili hesaplarında (641) gösterdiğinizi, ancak Vergi Dairesi Müdürlüğünce söz konusu işe ait hakedişlerin Şirketiniz ve … ‘nin gelir tablolarında yurtiçi satışlar bölümünde gözükmesi gerektiğinden bahisle kurumlar vergisi beyanınızın düzeltilmesini istediği belirtilerek, bu çerçevede yapmış olduğunuz işlemlerin doğru olup olmadığı hususunda Başkanlığımızdan özelge talep edilmektedir.
Adi ortaklıklar Borçlar Kanununun 520-541 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 520 nci maddesinde adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin, bir sözleşmeye dayanarak, ortak bir amaca ulaşmak için emek ve mallarını birleştirmesi olarak tanımlanmıştır. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir. Adi ortaklık olarak faaliyette bulunulması halinde, ortaklığa stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmektedir. Adi ortaklıkların ortaya çıkan kâr veya zararı, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilenmektedir.
Buna göre, adi ortaklıklarda her bir ortak, ortaklık faaliyetinden kendi payına düşen kâr veya zararı, geçici vergi beyannameleri ile yıllık kurumlar vergisi beyannamesine dahil etmek zorundadırlar.
Adi ortaklığın faaliyeti süresince ortaklık bünyesinde oluşan maliyetler ile gelir elde edilen hasılatın karşılaştırılması sonucu kâr veya zarar oluşmaktadır. Dolayısıyla, adi ortaklığın gelir ve giderlerinin ortaklık adına belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, adi ortaklık tarafından elde edilen gelirler ile giderlerin duruma göre maliyet veya gider olarak dikkate alınmak suretiyle adi ortaklıkta oluşan kazancın belirlenmesi ve oluşan kâr veya zararın ortaklık hisseleri oranında kurum kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan adi ortaklığın bünyesinde yapılan inşaat taahhüt işinden elde edilen karın ortaklıktaki hisseler oranında paylaşılarak söz konusu şirket tarafından kurum kazancına dahil edilmek suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, Tek Düzen Muhasebe Sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26/12/1992 tarih ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer Tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır.
Bu itibarla, adi ortaklık uhdesinde yapılan söz konusu inşaat taahhüt işinden elde edilen ve ortaklık payınıza isabet eden karın “640 İştiraklerden Temettü Gelirleri” veya “641 Bağlı Ortaklıklardan Temettü Gelirleri” hesabında izlenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 .maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Numune Olarak Gönderilen Malların Muhasebeleştirilmesi: Pazarlama Gideri Olarak Değerlendirme
BTK Tarafından Verilen Ruhsat ve Kanal Kullanım Ücretlerinin Muhasebeleştirilmesi: Vergisel ve Muhasebesel Değerlendirme
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
