Muhasebe Haberleri
Bursluluk İndirimi ve Ücretsiz Öğrenci Uygulamalarının Vergisel Boyutu
Özel öğretim kurumları, kamu otoritesinin belirlediği oranlar çerçevesinde ücretsiz ve burslu öğrenci okutmakla yükümlüdür. Ancak bu sosyal nitelikli uygulamaların, kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve belge düzeni bakımından nasıl ele alınacağı çoğu zaman tereddüt yaratmaktadır. Kocaeli Defterdarlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün 29.07.2025 tarihli özelgesinde, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamındaki bir kurumun ücretsiz ve burslu öğrenci uygulamalarına ilişkin vergisel sonuçlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.
Bu yazıda, söz konusu özelge esas alınarak, özel okul ve kurs işletmecilerinin ücretsiz ve burslu öğrencilere ilişkin vergilendirme, fatura düzeni ve KDV uygulamasında dikkate etmesi gereken temel ilkeler özetlenmektedir.
Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz ve Burslu Öğrenci Yükümlülüğü
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca, özel öğretim kurumları, öğrenci sayısının belirli bir yüzdesinden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlüdür. Bu oran en az yüzde üç, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yüzde ona kadar artırılabilir. Ücretsiz veya burslu okutulacak öğrencilerin belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
Söz konusu Yönetmeliğin ilgili hükümlerinde, okullarda öğrencilere öğrenim ücreti, kırtasiye giderleri ve resmi okullar için tespit edilen asgari burs tutarı kadar harçlık sağlanması; okullar dışındaki özel öğretim kurumlarında da benzer kapsamda burs verilebilmesi öngörülmüştür. Dolayısıyla, özel öğretim kurumları hem zorunlu ücretsiz kontenjan hem de isteğe bağlı burs uygulamalarıyla sosyal bir fonksiyon üstlenmektedir.
Kurumlar Vergisi Açısından Ücretsiz ve Burslu Eğitim Hizmetleri
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa göre kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hükümleri uygulanır. Ticari kazançta temel ilke tahakkuk esasıdır; gelir veya gider unsuru, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönemde dikkate alınır.
Özelgede, özel öğretim kurumunun verdiği eğitim hizmetlerinin ticari faaliyet olduğu vurgulanmakta ve şu ayrım yapılmaktadır:
İlgili mevzuatta (5580 sayılı Kanun ve Yönetmelik) belirlenen oranlar dahilinde ücretsiz veya burslu okutulan öğrenciler yönünden, tahsil edilmeyen tutarlar için hasılat kaydı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Buna karşılık, mevzuatta belirlenen oranları aşan sayıda ücretsiz veya burslu öğrenci okutulması halinde, tahsil edilmeyen tutarlar için emsal bedel esas alınarak hasılat kaydı yapılması gerekmektedir.
Bu düzenleme çerçevesinde, zorunlu ücretsiz kontenjan dahilinde kalan öğrenciler için alınmayan öğrenim ücretleri ticari kazanca dahil edilmezken, zorunlu oranı aşan ücretsiz veya burslu öğrenciler için emsal bedel üzerinden gelir yazılması zorunludur.
Pazarlama ve Reklam Gideri Olarak İndirilebilen Burslar
Özelgede önemli bir noktaya daha değinilmektedir. Başarılı öğrencilerin kurumda eğitim görmesinin ve bu başarıların ilan edilmesinin, kurumun tanıtımına ve talebin artmasına katkı sağlayacağı, dolayısıyla bu kapsamda yapılan harcamaların pazarlama ve reklam gideri niteliği taşıyabileceği değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede:
Mevzuatta belirlenen oranların üzerinde ücretsiz veya burslu okutulan öğrencilerden tahsil edilmeyen ve emsal bedel üzerinden hasılat kaydına konu edilen tutarlar,
Öğrencilerin kurumla ilişkili kişi kapsamında olmaması,
Öğrencilerin belirli başarı kriterlerine göre seçilmesi
şartlarıyla, pazarlama ve reklam gideri olarak kurum kazancından indirim konusu yapılabilecektir. Böylece, zorunlu kontenjanı aşan ancak kurumsal tanıtım ve marka değeri açısından stratejik görülen burslu öğrenci politikalarının vergisel açıdan giderleştirilmesine imkan tanınmaktadır.
Öte yandan, burslu veya ücretsiz okutulan öğrencilerin kırtasiye giderlerinin karşılanması ve Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen asgari burs tutarı kadar harçlık verilmesi halinde, bu nitelikteki harcama tutarlarının da kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.
Belgelerin Düzenlenmesi ve Emsal Bedel Uygulaması
Vergi Usul Kanunu uyarınca, ticari işlemlere ilişkin kayıtların ispat edici belgelerle tevsiki zorunludur. Fatura, yapılan hizmet karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı gösteren ticari belgedir ve malın teslimi veya hizmetin ifasından itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmek zorundadır.
Özelgede, eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından belge düzeni şu şekilde özetlenmiştir:
Kurumlar vergisi yönünden hasılat kaydı yapılması ve KDV hesaplanması gerekmeyen; yani ilgili mevzuat çerçevesinde ücretsiz veya burslu kabul edilen eğitim hizmetlerinde, bedeli sıfır olan bir fatura düzenlenmeli ve faturada “Ücretsiz/Burslu okutulan öğrenci” ibaresi yer almalıdır.
Kurumlar vergisi yönünden hasılat kaydı yapılması ve/veya KDV hesaplanması gereken durumlarda, Vergi Usul Kanununun emsal bedel hükümleri uyarınca belirlenen tutar üzerinden fatura düzenlenmeli; işlemin niteliğine ilişkin açıklamaya faturada açıkça yer verilmelidir.
Kısmi burs uygulanan durumlarda ise, hizmetin karşılığını teşkil eden fiili tahsilat bedeli üzerinden fatura düzenlenmeli; faturada iskonto veya kısmi burs tutarı ayrıca gösterilmeli ve “Kısmi burslu okutulan öğrenci” ibaresi bulunmalıdır.
Burslu veya ücretsiz okutulan öğrencilere kırtasiye, harçlık ve benzeri adlarla yapılan ödemeler ise gider pusulası düzenlenmek suretiyle veya bankacılık sistemi, yetkili ödeme kuruluşları ya da PTT aracılığıyla yapılan ödemelere ilişkin dekont ve makbuzlarla tevsik edilebilecektir.
KDV Yönünden Ücretsiz ve Burslu Öğrenci Uygulamaları
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/2-b maddesi uyarınca, 5580 sayılı Kanun hükümlerine tabi özel okullar tarafından ilgili dönemde kapasitenin yüzde onunu geçmemek üzere verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri KDV’den istisnadır. Dolayısıyla, kapasitenin yüzde onuna kadar olan bedelsiz eğitim hizmetleri için KDV hesaplanmaz; bu çerçevede yüklenilen KDV’nin Kanunun 30/a maddesi uyarınca indirilebilmesi mümkündür.
Ancak, istisna oranı kapasitenin yüzde onu ile sınırlı olduğundan, bu oranın üzerindeki ücretsiz eğitim hizmetleri için KDV hesaplanması gerekecektir. Bu durumda, emsal bedel üzerinden belirlenen matrah üzerinden KDV uygulanacak, ilgili işlemlere ait KDV indirim ve iade konuda genel hükümler doğrultusunda işlem yapılacaktır.
Kısmi burs veya iskonto uygulamalarında ise, ticari teamüllere uygun olması kaydıyla, öğrencilere sağlanan indirimin KDV Kanununun 25/a maddesi kapsamında matraha dahil edilmemesi mümkündür. Bu durumda, faturada gösterilen iskonto tutarına isabet eden kısım KDV matrahı dışında tutulacak, KDV sadece tahsil edilecek net bedel üzerinden hesaplanacaktır.
Sonuç ve Değerlendirme
Özel öğretim kurumlarında ücretsiz ve burslu öğrenci uygulamaları, yalnızca sosyal ve eğitimsel bir tercih değil, aynı zamanda dikkatle yönetilmesi gereken bir vergisel süreçtir. Kurumlar vergisi bakımından:
Zorunlu oran içinde kalan ücretsiz ve burslu öğrenciler için hasılat kaydı yapılmaması mümkün,
Zorunlu oranı aşan ücretsiz ve burslu öğrenciler için emsal bedel üzerinden hasılat kaydı zorunlu,
Belirli şartlarla bu hasılatın pazarlama ve reklam gideri olarak indirim konusu yapılabilmesi mümkündür.
KDV bakımından ise:
Kapasitenin yüzde onuna kadar bedelsiz eğitim hizmetleri KDV’den istisna,
Bu oranı aşan bedelsiz hizmetler KDV’ye tabi,
Ticari teamüle uygun kısmi burslar ve iskontolar KDV matrahı dışında tutulabilmektedir.
Belge düzeni ve tevsik yükümlülüğü ise, gerek vergi incelemeleri gerekse iç kontrol açısından sürecin en kritik halkalarından biridir. Özelge, bu hususlarda özel öğretim kurumlarına yol gösterici nitelikte ayrıntılı bir çerçeve sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular – Bursluluk İndirimi ve Ücretsiz Öğrenci Vergilendirmesi
SoruCevapÜcretsiz okutulan öğrenciler için hasılat kaydı yapılır mıZorunlu oran içindeki ücretsiz öğrenciler için hasılat kaydı yapılmaz, oranı aşan ücretsiz öğrenciler için emsal bedel üzerinden hasılat kaydı yapılır.Burslu öğrenci gelir yazılır mıMevzuatla belirlenen oran içindeki burslu öğrenciler için tahsil edilmeyen tutarlar hasılat yapılmayabilir, bu oranı aşan kısmın emsal bedelle hasılat yazılması gerekir.Burslu öğrenciye sağlanan avantaj reklam gideri sayılır mıİlgili öğrenciler ilişkili kişi değilse ve başarı kriterlerine göre seçilmişse, emsal bedelle kaydedilen burs tutarları pazarlama ve reklam gideri olarak indirilebilir.Burslu ve ücretsiz öğrencilerin kırtasiye giderleri gider yazılabilir miEvet, kırtasiye ve asgari burs tutarına kadar harçlık ödemeleri gider olarak dikkate alınabilir.Ücretsiz öğrenci için fatura düzenlenecek miEvet, bedeli sıfır olan fatura düzenlenmeli ve faturada “Ücretsiz/Burslu okutulan öğrenci” ibaresine yer verilmelidir.Kısmi burslu öğrenciye nasıl fatura düzenlenirÖğrenim bedelinin fiilen tahsil edilen kısmı üzerinden fatura düzenlenir, iskonto veya burs tutarı faturada ayrıca gösterilir ve “Kısmi burslu okutulan öğrenci” şerhi yazılır.Ücretsiz eğitim hizmeti KDV’ye tabi midirKapasitenin yüzde onuna kadar verilen bedelsiz eğitim hizmeti KDV’den istisnadır, bu oranı aşan ücretsiz hizmetlerde KDV hesaplanması gerekir.Burs nedeniyle yapılan iskontolar KDV matrahına dahil midirTicari teamüllere uygun kısmi burs ve iskontolar, KDV Kanunu 25/a uyarınca matraha dahil edilmeyebilir.Burs ve harçlık ödemeleri nasıl belgelendirilirGider pusulası düzenlenerek veya banka, ödeme kuruluşları ya da PTT aracılığıyla yapılan ödemelere ait dekont ve makbuzlarla tevsik edilir.Emsal bedel hangi durumlarda uygulanırMevzuat oranını aşan ücretsiz veya burslu öğrencilerde, tahsil edilmeyen öğrenim ücretinin belirlenmesinde Vergi Usul Kanunu 267 uyarınca emsal bedel esası uygulanır.
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIKocaeli DefterdarlığıGelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Sayı:E-93767041-125-29.07.2025Konu:Bursluluk İndirimi
İlgi:…
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa göre faaliyet gösterdiğiniz belirtilerek, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri kapsamında ücretsiz öğrenci okuttuğunuz, Yönetmelik üst sınırı olan %10’dan fazla ücretsiz öğrenci okutmanız ve yine Yönetmelik gereği %100 veya kısmi burs vermeniz durumunda belge düzeninin nasıl olacağı ile konunun katma değer vergisi ve kurumlar vergisi yönünden Başkanlığımızca değerlendirilmesi talep edilmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesinde, Kanunda tanımlanan özel öğretim kurumlarının öğrenim gören öğrenci sayısının yüzde üçünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlü oldukları, Bakanlıkça bu oranın yüzde ona kadar artırılabileceği, ücretsiz okutulacak öğrencilerin yüzdesi, seçimi ve kuruma kabul şartlarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği, özel öğretim kurumlarının ayrıca öğrenim bursu verebilecekleri, öğrenim bursu verilmesine ilişkin usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Bu hüküm uyarınca 20.03.2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 57 ila 63 maddeleri arasında ücretsiz veya burslu okuyacak öğrenci ve kursiyerlere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin 63 üncü maddesinde de okullarda öğrencilere, öğrenim ücreti ve kırtasiye masrafının karşılanması, Milli Eğitim Bakanlığının resmi okul öğrencileri için tespit ettiği en az burs miktarı kadar harçlık ve benzeri şekillerde burs verileceği; okullar dışındaki diğer kurumlarca öğrenci veya kursiyerlere; öğrenim ücretinin ve kırtasiye masrafının karşılanması, Milli Eğitim Bakanlığının resmi okul öğrencileri için tespit ettiği en az burs miktarı kadar harçlık ve benzeri şekillerde burs verilebileceği belirtilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde ise kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesi sırasında indirilecek giderler sayılmış olup bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari kazançta elde etme tahakkuk esasına bağlanmış bulunmaktadır. Bu esas dikkate alındığında, gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönemin kazancında dikkate alınması gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, iktisadi işletmeniz tarafından verilen hizmetler ticari faaliyet kapsamında olduğundan ticari kazancın tespitine ilişkin esas ve hükümler uygulanacaktır. Ticari kazançta gelirin elde edilmesi tahakkuk esasına bağlandığından iktisadi işletmenizde ücretsiz veya burslu okuyacak öğrencilerden öğrenim bedelinin, tamamı veya bir kısmı tahsil edilmemiş olsa dahi, emsal bedel esas alınarak hesaplanacak tutarın ticari kazancın bir unsuru olarak kurum kazancına dâhil edilmesi gerekir.
Bu kapsamda, Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile bahse konu Yönetmelik çerçevesinde belirlenen oranla sınırlı olmak üzere, ücretsiz veya burslu okuyacak öğrencilerin öğrenim ücretinin belirli bir kısmının veya tamamının karşılanması halinde, ücretsiz veya burslu okutulan öğrencilerle ilgili olarak tahsil edilmeyen tutarlar için hasılat kaydının yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, ilgili mevzuatta belirlenen oranın üzerinde ücretsiz veya burslu okutulan öğrencilerle ilgili olarak tahsil edilmeyen tutarlar için emsal bedel üzerinden hasılat kaydının yapılacağı tabiidir.
Diğer taraftan, başarılı öğrencilere kurumda eğitim verilmesi ve bu öğrencilerin gösterecekleri başarıların ilan edilmesinin, kurumun tanıtımına katkı sağlayıcı ve talebi artırıcı etkisi olduğu, dolayısıyla bu kapsamda yapılan giderlerin pazarlama ve reklam gideri olarak dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda, ilgili mevzuatta belirlenen oranın üzerinde ücretsiz veya burslu okutulan öğrencilerden tahsil edilmeyen ancak hasılat kaydı yapılan tutarların, öğrencilerin kurumla ilişkili kişi kapsamında olmamaları ve belirli başarı kriterlerine göre seçilmiş olmaları kaydıyla, pazarlama ve reklam gideri olarak kurum kazancından indirim konusu yapılabilmesi mümkün bulunmaktadır.
Ayrıca, burslu veya ücretsiz okutulan öğrencilerin kırtasiye masraflarının karşılanması ve/veya Milli Eğitim Bakanlığının resmi okul öğrencileri için tespit ettiği en az burs tutarı kadar harçlık ve benzeri şekilde burs verilmesi halinde, bu kapsamda yapılan harcama tutarlarının gider olarak dikkate alınması mümkündür.
Vergi Usul Kanunu Yönünden Değerlendirme:
213 sayılı Vergi Usul Kanunun, “İspat edici kâğıtlar” başlıklı 227 nci maddesinde, “Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmüne yer verilmiş olup söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, mezkûr Kanunun;
– 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, “B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.“,
– 229 uncu maddesi, “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.“,
– 231 inci maddesi, “Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur:
…
Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.
…“,
– 232 nci maddesinde, “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
…”,
– 234 üncü maddesinde, “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, bu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar (gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden satın aldıkları mallar hariç) için işi yapana veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulası düzenlerler. Vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmündedir.
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev’i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlariyle soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur.
Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.
Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılır.
İkinci fıkrada belirtilen bilgileri ihtiva etmeleri kaydıyla;
a) Malın veya hizmetin bedelinin, dördüncü fıkrada belirtilen süre dâhilinde satıcıya; 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda tanımlanan banka, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre kurulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca düzenlenen belgeler,
b) 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında satın alınan malların gider pusulası düzenlemek zorunda olanlara iade edilmesinde, 6502 sayılı Kanun uyarınca iade edilecek tutarların, (a) bendinde yer alan kurumlar aracılığıyla iadesinde bu kurumlarca düzenlenen belgeler,
c) Bu Kanuna göre belge düzenleme zorunluluğu bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının, tabi oldukları ilgili mevzuat dâhilinde, yaptıkları işler veya sattıkları mallar için düzenledikleri belgeler, gider pusulası yerine geçer.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
– 267 nci maddesinde, “Emsal bedeli, gerçek bedeli olmıyan, veya bilinmiyen veyahut doğru olarak tesbit edilemiyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur:
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) …
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) …
Üçüncü sıra: (Takdir esası) …”,
hükümleri yer almaktadır.
Bu bağlamda, Bakanlığımız tarafından farklı süre belirlenen işlemler saklı kalmak üzere, faturanın malın teslimi ve/veya hizmetin ifasından itibaren azami yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, kısım kısım hizmet yapılması mutad olan veya bu hususta mutabık kalınan hallerde, her bir kısım hizmetin yapılmasından itibaren, bedelin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın, azami yedi gün içerisinde her bir kısım hizmete ilişkin faturanın düzenlenmesi, dolayısıyla, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden eğitim hizmetinde, takvim yılının aylık dönemlerinden oluşan KDV vergilendirme dönemleri itibarıyla, dönem sonundan itibaren azami yedi gün içinde fatura düzenlenmesi icap etmektedir.
Buna göre, başvurunuza konu eğitim ve öğretim hizmetlerinizden;
– Kurumlar vergisi uygulaması bakımından hasılat kaydı yapılması ve KDV uygulaması bakımından da KDV hesaplanması gerekmeyen eğitim/öğretim hizmetlerinizde, hizmet bedelinin sıfır olduğu fatura düzenlenmesi ve düzenlenen faturalarda “Ücretsiz/Burslu okutulan öğrenci” şerhine yer verilmesi,
– Kurumlar vergisi uygulaması bakımından hasılat kaydı yapılması ve/veya KDV uygulaması bakımından KDV hesaplanması gereken eğitim/öğretim hizmetlerinizde, Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesi uyarınca emsal bedel üzerinden fatura düzenlenmesi ve işlemin mahiyetine ilişkin açıklamaya faturada ayrıca yer verilmesi,
– Kısmi burs uygulanan eğitim ve öğretim hizmetlerinde, işlemin karşılığını teşkil eden bedel üzerinden, iskonto/kısmi burs tutarına ve “Kısmi burslu okutulan öğrenci” şerhine de ayrıca yer verilmek suretiyle, fatura düzenlenmesi
gerekmektedir.
Öte yandan, burslu/ücretsiz okutulan öğrencilerin kırtasiye masraflarının karşılanması, harçlık vb. amaçla öğrencilere yapılan burs ödemelerine ilişkin kayıtların gider pusulası düzenlenmek suretiyle tevsiki veya banka, 6493 sayılı Kanun kapsamında yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya PTT A.Ş. aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca düzenlenen belgelerle (dekont, makbuz vb) tevsiki mümkün bulunmaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:
KDV Kanununun “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı 17/2-b maddesinde; 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun hükümlerine tabi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin %10 unu, üniversite ve yüksekokullarda ise %50 sini geçmemek üzere verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri katma değer vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun; 25/a maddesinde; teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmadığı, 29/1-a maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan Kanunun 30/a maddesinde; vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin indirilemeyeceği, Kanunun 33 üncü maddesinde ise indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’nin ancak indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmının indirim konusu yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/F) başlıklı “F. Sosyal Ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı bölümünün “2.2. Özel Okullar ve Üniversiteler Tarafından Bedelsiz Olarak Verilen Eğitim ve Öğretim Hizmetleri ile Öğrenci Yurtları Tarafından Bedelsiz Olarak Verilen Yurt Hizmetlerinde İstisna” alt başlığında;
3065 sayılı Kanunun (17/2-b) maddesinde;
– 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullarca bedelsiz verilen eğitim ve öğretim hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin (%10)’unu,
– 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 30/4/1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine göre kurulan öğrenci yurtları tarafından bedelsiz verilen yurt hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin (%10)’unu,
– Üniversite ve yüksekokullarda ise (%50)’sini, geçmemek üzere verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetlerinin KDV’den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. 1/1/2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.
açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre;
– KDV Kanununun 17/2-b maddesi kapsamında ilgili dönemdeki kapasitenin %10’unu geçmemek üzere verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri için KDV hesaplanmayacak olup, yüklenilen KDV ise Kanunun 30/a maddesi uyarınca indirim konusu yapılabilecektir.
– Bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri kapasitenin %10’u ile sınırlandırıldığından, belirlenen oranın üzerinde ücretsiz öğrenci okutulması halinde söz konusu hizmetler için KDV hesaplanacağı tabiidir.
– Okulunuz tarafından %10’luk burslu öğrenci kontejanını doldurduktan sonra diğer öğrenciler için yapılan iskontoların ise ticari teamüllere uygun olması halinde KDV Kanununun 25/a maddesi çerçevesinde KDV matrahına dahil edilmemesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Millileşmemiş Malların Satışı ve İhracatında Vergisel Yükümlülükler
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Yazının yayımlandığı tarihten önceki ve/veya sonraki tarihte içerikteki bilginin güncel olmayabileceğini, geçici veya kalıcı olarak başka yasal düzenlemeler olabileceğini göz önünde bulundurunuz ve kendi durumunuza özel doğru bilgi için konuyla ilgili meslek erbabına/uzmanına danışmanız menfaatinize olacağını unutmayınız. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. İçeriğin tamamı veya bir kısmı ticari amaçla izinsiz kopyalanamaz aksi durumda yasal işlem yapılır.
