26 Ağustos 2026 , Çarşamba
Muhasebe Haberleri

OSB’de Arsa Bedelinin Geç Ödenmesinden Doğan Gecikme Zammı: Maliyet mi, Gider mi, KKEG mi?

Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) tahsis sözleşmesiyle edinilen arsanın bedelinin geç ödenmesi sebebiyle uygulanan gecikme zammının muhasebe ve vergi mevzuatı açısından nasıl sınıflandırılacağı, yatırım sürecindeki en kritik teknik başlıklardan biridir. Aşağıdaki değerlendirmeler, 30.09.2022 tarihli ve 97338759-105[2019-VUK-09]-86631 sayılı özelgede yer alan açıklamalar esas alınarak hazırlanmıştır. 1) Konunun Çerçevesi ve Pratik Önemi OSB’de arsa tahsislerinde; bedelin vadesinde ödenmemesi hâlinde gecikme zammı uygulanabilir. Bu tutarın arsa maliyetine eklenip eklenmeyeceği veya doğrudan gider (ya da kanunen kabul edilmeyen gider) sayılıp sayılmayacağı, hem finansal raporlama hem de vergilendirme sonuçlarını etkiler. 2) VUK Bakımından Temel İlkeler (Maliyet Bedeli – Değerleme) Maliyet bedeli; iktisap veya değer artırımı nedeniyle yapılan ödemeler ile bunlara müteferri tüm giderlerin toplamıdır (VUK m.262). Gayrimenkuller maliyet bedeliyle değerlenir (VUK m.269). Boş arsa ve araziler amortismana tabi değildir (VUK m.314). Sabit kıymet finansmanına ilişkin faiz ve kur farklarının, kıymetin envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmı maliyete eklenir; sonraki dönemler için gider yazma veya maliyete ekleme şeklinde seçimlik hak söz konusudur (ilgili tebliğ hükümleri). Kritik Ayrım: Tapu/Envantere Alma Zamanı Özelgede, OSB’de tahsisli arsanın bedelinin geç ödenmesinden doğan gecikme zammı, arsanın adınıza tapuya tescil edildiği (aktife alınması gereken) dönemin sonuna kadar oluşan kısmıyla birlikte arsa maliyetine eklenmek zorundadır.Bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin gecikme zammı ise doğrudan gider yazılabilir veya maliyete intikal ettirilerek izlenebilir. 3) OSB Mevzuatı Açısından Arka Plan OSB Kanunu ve ilgili yönetmelikler; tahsis/satış bedellerinin vadesinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi oranları esas alınarak gecikme zammı uygulanabileceğini öngörür. Bu hukuki çerçeve, gecikme zammının işle ilgili ve sözleşmeye dayalı bir ödeme niteliği taşıdığını gösterir; muhasebe/vergisel sınıflandırma ise VUK ve KVK hükümlerine göre yapılır. 4) Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Yönünden KVK m.6 uyarınca kurum kazancı, GVK ticari kazanç hükümlerine göre tespit edilir. GVK m.40/1-3: İşle ilgili olmak şartıyla sözleşmeye/ilama/kanun emrine dayalı zarar-ziyan-tazminatlar gider yazılabilir. KVK m.11/1-g: Ceza şartı hariç, kurumun/ortaklarının/yöneticilerinin/çalışanlarının suçlarından doğan tazminatlar gider kabul edilmez. Sonuç: Arsa bedelinin geç ödenmesine bağlı gecikme zammı, sözleşme hükmüne istinaden ödeniyorsa; özelgede belirtildiği üzere kurum kazancında gider veya maliyet olarak dikkate alınabilir. Ancak bu nitelendirmenin kusur-ceza mahiyeti taşıyan ödemelerle karıştırılmaması gerekir. 5) Uygulamada Yol Haritası (SEO odaklı alt başlıklarla) A) “Tapuya Tescil Öncesi” Dönem: Zorunlu Maliyet Unsuru Tescile (aktife alma gereğine) kadar oluşan gecikme zammını arsa maliyetine ekleyin. B) “Tescil Sonrası” Dönem: Seçimlik Hak – Gider mi Maliyet mi? Tescilden sonra doğan gecikme zamlarında dönem gideri yazma veya maliyete ekleme hakkınız vardır. Seçiminizi tutarlılık ilkesiyle izleyin. C) Boş Arsa Amortismanı Boş arsa amortismana tabi değildir; maliyete eklenen tutarlar amortisman konusu olmaz. D) Sözleşmeye Dayanak ve Belgeler OSB tahsis sözleşmesi ve ödeme planları, gecikme zammının dayanağı açısından tevsik edici belgelerdir. Kayıtlarda bu dayanakları açıkça belirtin. 6) Kısa Örnek (Yol Gösterici) Arsa tahsisi: 01.06.2022 Tapu/tescil: 15.11.2022 Gecikme zammı:–01.06–15.11.2022 arasında oluşan kısım → Maliyet–15.11.2022 sonrası oluşan kısım → Gider (veya tercihen maliyet) (Rakam verilmemiştir; özelgedeki ilke esas alınmıştır.) 7) Sık Yapılan Hatalar ve İpuçları Hata: Tescil öncesi gecikme zamlarını gider yazmak.Doğrusu: Tescil öncesi dönem maliyete eklenir. Hata: Tescil sonrası seçimlik hakkı göz ardı etmek.Doğrusu: Tescil sonrası gider veya maliyet tercihini politika olarak belirleyip tutarlı uygulamak. Hata: Ceza/kusur kaynaklı ödemelerle karıştırmak.Doğrusu: Sözleşmeye dayalı gecikme zammı farklıdır; KVK 11/1-g kapsamına giren ceza mahiyetli ödemeler gider değildir. Sonuç Özelgeye göre; OSB’de arsa bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uygulanan gecikme zammı, tapuda tescil tarihine kadar olan kısım için arsa maliyetine eklenmek zorunda, tescil sonrası oluşan kısım için ise gider yazma veya maliyete intikal ettirme şeklinde seçimlik olarak muhasebeleştirilebilir. Sözleşmeye dayalı ve işle ilgili olması halinde KVK/GVK bakımından giderleştirme imkânı bulunmaktadır. SSS: 10 Soru – 10 Cevap 1) Gecikme zammı her durumda gider midir?Hayır. Tescil tarihine kadar oluşan kısım arsa maliyetine eklenir; tescil sonrası kısım gider yazılabilir veya maliyete eklenebilir. 2) Boş arsa için amortisman ayrılır mı?Hayır. VUK m.314 gereği boş arsa/amortisman yoktur. 3) Tescil tarihi nasıl bir dönüm noktasıdır?Tescile kadar olan gecikme zammı zorunlu maliyet unsurudur; sonrası seçimliktir (gider veya maliyet). 4) Finansman faiz/kur farklarının durumu nedir?Envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısım maliyete eklenir; sonraki dönemlerde gider veya maliyet tercihi yapılabilir. 5) KVK açısından gecikme zammı gider yazılabilir mi?Sözleşmeye/kanun emrine dayanıyorsa ve işle ilgiliyse, gider yazılabilir. Kusur/suç kaynaklı tazminatlar ise gider değildir (KVK 11/1-g). 6) OSB sözleşmesindeki gecikme zammı neyi gösterir?Ödemenin sözleşmeye dayalı olduğunu; bu da gider/maliyet nitelendirmesinde önemli bir dayanak sağlar. 7) Tescil sonrası hep gider yazmak zorunlu mu?Hayır. Seçimlik hak vardır: gider yazılabilir veya maliyete eklenebilir; tercihi tutarlı sürdürmek gerekir. 8) Gecikme zammı KKEG sayılır mı?Özelgede, sözleşme hükmüne dayalı gecikme zammının gider veya maliyet olabileceği belirtilmiştir; kusur/ceza mahiyetli ödemelerle karıştırılmamalıdır. 9) Hangi belgeler kritik?OSB tahsis sözleşmesi, ödeme planı, tahsilat kayıtları ve gecikme zammı hesaplamaları; değerleme ve giderleştirme için tevsik şarttır. 10) Uygulamada en sık hata nedir?Tescil öncesi gecikme zamlarını gider yazmak. Doğrusu: Maliyete eklemek; tescil sonrası için ise seçimlik değerlendirme yapmak. ÖRNEK ÖZELGE T.C.  GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü    Sayı:97338759-105[2019-VUK-09]-8663130.09.2022Konu:Arsa İçin Ödenen Bedelin Geç Ödenmesi Durumunda Ödenen Gecikme Zammı  İlgide kayıtlı özelge talep formunda, organize sanayi bölgesinde tahsis sözleşmesi ile aldığınız arsanın bedelinin geç ödenmesinden dolayı doğan gecikme zammının arsa maliyetine mi ekleneceği, yoksa kanunen kabul edilmeyen gider olarak mı dikkate alınacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. I- VERGİ USUL KANUNU BAKIMINDAN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; – 7338 sayılı Kanunla değişik, 262 nci maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder. Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir: a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri, b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri, c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.), ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri, d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir. İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”, – 269 uncu maddesinde, “İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir: 1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı; 2. Tesisat ve makinalar; 3. Gemiler ve diğer taşıtlar; 4. Gayri maddi haklar.“, – 272 nci maddesinde, “Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve  dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir. (Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.) …“, – 314 üncü maddesinde, “Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir…“ hükümleri yer almaktadır. Bunun yanı sıra, 163 ve 334 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri uyarınca, sabit kıymet yatırımlarının/iktisabının finansmanında kullanılan kredilere ilişkin kur farkı ve faizlerin, yatırımın tamamlandığı/sabit kıymetin aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmı amortisman yoluyla itfa edilmek üzere sabit kıymetin maliyetine intikal ettirilmesi zorunlu giderlerden olup, sonraki dönemlere ilişkin kur farkı ve faizlerin ise seçimlik hak olarak, ilgili bulundukları dönemde doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması mümkün bulunmaktadır. Bu bağlamda, sabit kıymetin satın alınması/iktisap edilmesi aşamasından sonra ortaya çıkan giderlerden, mezkûr Kanunda belirtilenler ile sabit kıymet yatırımlarının/iktisabının finansmanında kullanılan kredilere ilişkin kur farkı ve faizlerin ilgili sabit kıymetin maliyetine intikal ettirilmesi, yukarıda yer verilen düzenlemelerde öngörülen doğrultuda ihtiyari veya zorunlu bulunmaktadır. Öte yandan, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Kanununun; – 18 inci maddesinde arsa tahsisinin, yönetmelik hükümlerine göre müteşebbis heyetin veya genel kurulun belirleyeceği prensipler çerçevesinde yönetim kurulu tarafından yapılacağı, ilgili  Bakanlığa tahsisi takip eden ayın ilk haftası içerisinde bilgi verileceği, katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsaların hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamayacağı, bu arsaların katılımcılar ve mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamayacağı, devredilemeyeceği ve temlik edilemeyeceği, bu hususun tapuya şerh edileceği, arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması halinde, borcu ödenmeden ve tesis üretime geçmeden arsanın satışının ve spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devrini önlemeye yönelik tedbirleri almakla ilgili Bakanlığın yetkili olduğu, tahsis edilen arsaların tapularının, katılımcı tarafından tahsis bedelinin tümüyle ödenmesi veya tahsis bedelinden kalan borç için teminat mektubu verilmesi ve OSB’nin kesin olarak belirleyeceği arsa bedelleri ile yapılacak diğer yatırımlara itirazsız olarak katılacağına ilişkin noter tasdikli taahhütname vermesi koşullarının gerçekleşmesi halinde tesisi üretime geçenlere geri alım hakkı şerhi konulmadan, tesisi üretime geçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak verileceği, OSB sınırları içerisinde yer alan OSB mülkiyetinde bulunmayan taşınmazların tamamının tapu kaydına “Taşınmazın icra yoluyla satışı dâhil üçüncü kişilere devrinde OSB’den uygunluk görüşü alınması zorunludur.” şerhinin konulacağı, bu durumda eski katılımcının vermiş olduğu taahhütlerin yeni alıcı tarafından da aynen kabul edilmiş sayılacağı,  – Ek 3 üncü maddesinde, Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen il ve ilçelerdeki OSB’lerde yer alan parsellerin tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilebileceği, Bakanlık kredisi kullanan OSB’deki tahsis edilmemiş parsellerin OSB’nin yetkili organlarının karar almaları halinde en az on kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişilere, çıkarılacak yönetmelikte belirlenen şartları taşımaları kaydıyla, tamamen veya kısmen bedelsiz olarak tahsis edilebileceği, yatırımcının bu madde kapsamında belirlenen şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın tamamlanmadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın parsel tahsisinin iptal edileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 09.02.2018 tarihli ve 30327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organize Sanayi Bölgelerinde Yer Alan Parsellerin Tamamen veya Kısmen Bedelsiz Tahsisine Dair Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde, tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilen parselde üretime geçilmeden tapu talep edilmesi halinde, yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması şartıyla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine devir işlemi sırasında “12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun ek 3 üncü maddesine göre, işbu taşınmazı devralan gerçek veya tüzel kişiler, söz konusu Kanun ve bu Kanunun uygulanması ile ilgili çıkarılan Yönetmelik ile Yatırım Taahhütnamesinde belirtilen devir amaç ve koşullarına uymak zorundadır. Bu şerh kaldırılmadığı sürece taşınmaz hiçbir şekilde başkalarına devredilemez, ipotek edilemez, teminat verilemez. İflas ve konkordato ile diğer ayni ve şahsi haklara da konu edilemez.” şerhinin konulacağı belirtilmiştir. 02.02.2019 tarihli ve 30674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin; – 58 inci maddesinde, OSB’lerde, arsa tahsisi yapılan katılımcılardan; Tahsis bedelini defaten ödeyenlere veya tahsis bedelinden kalan borcu için teminat mektubunu, OSB’nin kesin olarak belirleyeceği arsa bedelleri ile yapılacak diğer yatırımlara itirazsız olarak katılacağını belirten noter tasdikli taahhütnamesini OSB’ye verenlerden, 43 üncü maddenin birinci fıkrasında aranan şartı sağlayan ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alarak tesisi üretime geçenlere geri alım hakkı şerhi konulmadan, yapı kullanma izni alması şartı ile tesisi üretime geçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak, ipoteksiz tapularının verileceği, – 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında, arsa tahsis ve satış bedelinin, katılımcı veya kiracılardan tahsil edilecek alt yapı katılım payları, elektrik, su, atıksu, doğalgaz ve benzeri satış ve hizmet bedeli ödemelerinin vadesinde yapılmadığı takdirde, gecikme süresi için ödenmeyen tutara; 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gün esasına dayalı olarak gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesinde taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağı, 706 ncı maddesinde ise taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, organize sanayi bölgesinde şirketinize tahsis sözleşmesi ile tahsis edilen arsanın bedelinin geç ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme zamlarından, arsanın adınıza tapuya tescil ettirildiği (aktife alınması gereken) dönemin sonuna kadar olan kısmının arsa maliyetine eklenmesi zorunlu olup, bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin olan kısmının ise doğrudan gider yazılmak ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle kayıtlara alınması mümkün bulunmaktadır. II- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU BAKIMINDAN 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ise, safi kurum kazancının tespit edilmesi sırasında indirilecek giderler tadadi olarak sayılmış olup, maddenin (3) numaralı bendinde; işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. 5520 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise sözleşmede ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanların suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderlerinin gider olarak kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere; ödenen tazminatların gider yazılabilmesi için, işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunması şarttır. Ancak, kurumlarca işle ilgili ödenen tazminatlar, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunsa dahi, kurumların, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurundan kaynaklanması halinde gider olarak yazılamamaktadır. Buna göre, arsa bedelinin geç ödenmesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme zamları, sözleşme hükmü uyarınca ödenmiş olması halinde şirketiniz tarafından Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine istinaden kurum kazancının tespitinde gider veya maliyet olarak dikkate alınabilecektir. Bilgilerinize rica ederim. (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. DİĞER KONULARLA İLGİLİ ÖNERİLEN İÇERİKLER Binek Otomobillerin Amortismanı ve Defter-Beyan Sisteminde Kayıt Yöntemi Yurt dışına ödenen komisyon bedelinin gider yazılması unutulmuşsa izleyen yıl gider… Fabrikanın yanındaki arsa satın alınır ve mevcut arsa ile birleştirilirse amortisman… Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.