26 Ağustos 2026 , Çarşamba
Muhasebe Haberleri

Sigorta Acenteleri Tarafından Müşteri Adına Ödenen Primlerin Tahsil Edilememesi Durumunda Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılabilir mi?

Giriş Sigorta acenteleri, müşterileri adına poliçe düzenleyen ve sigorta şirketiyle müşteri arasında aracılık hizmeti sağlayan işletmelerdir. Ancak bazı durumlarda, acente müşterinin primini sigorta şirketine ödemek zorunda kalabilirken, müşteri bu tutarı acenteye ödeyemeyebilir. Bu durumda, acente açısından şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı konusu gündeme gelmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 11.03.2019 tarihli ve 67854564-105[1741-5900]-E.85307 sayılı özelgesinde, bu duruma ilişkin önemli bir değerlendirme yapılmıştır. Şüpheli Alacak Kavramı ve Yasal Dayanak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 323. maddesi, şüpheli alacakların hangi durumlarda kabul edileceğini açıkça belirtmiştir. Buna göre; Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar, Protesto çekilmesine veya yazılı olarak birden fazla istenmesine rağmen ödenmeyen küçük tutarlı alacaklar, şüpheli alacak sayılır. Bu tür alacaklar için, alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesiyle ilgili olması, yani gelir hesaplarına girmiş olması gerekir. Aksi hâlde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir. Şüpheli Alacak Karşılığı Ayırmanın Şartları Alacağın ticari kazançla doğrudan ilişkili olması gerekir. İcra veya dava aşamasında bulunmalıdır. Şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayrılması gerekir. Daha önce gelir olarak kaydedilmemiş bir tutar için karşılık ayrılamaz. Bu şartlardan biri eksikse, şüpheli alacak karşılığı ayrılması vergi mevzuatına uygun olmaz. Sigorta Acenteliği Faaliyetinde Alacakların Niteliği Sigorta Acenteleri Yönetmeliği’nin 17. maddesine göre: Sigorta sözleşmesi akdetme ve/veya prim tahsil etme yetkisi sigorta şirketlerine aittir. Bu yetki, acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla acentelere devredilebilir. Yani sigorta acenteleri, sigorta şirketinin yetkisi dahilinde müşteriden prim tahsilatı yapabilir. Ancak müşteri prim tutarını acenteye ödemezse, bu durum acente açısından sigorta şirketine ait bir prim alacağı niteliğindedir. Bu primler acentenin kendi ticari kazancını oluşturan bir gelir değildir; acente sadece komisyon geliri elde eder. Dolayısıyla acentenin müşterisinden tahsil edemediği prim, kendi ticari kazancı ile doğrudan ilgili değildir. GİB’in Görüşü: Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılamaz İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, söz konusu özelgede şu sonuca varmıştır: Sigorta acentesi, müşterisinin primini sigorta şirketine ödemiş, ancak müşteriden bu bedeli tahsil edememiştir. Ödenen tutar, acentenin ticari kazancının elde edilmesiyle ilgili değildir, çünkü bu tutar komisyon değil, sigorta şirketine ait bir poliçe bedelidir. Bu nedenle, şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün değildir. Uygulamada Önemli Noktalar Acentenin gelir kaydı yoksa (örneğin, komisyon gelirine yansımadıysa), karşılık ayrılamaz. Müşteri adına yapılan ödemeler, ticari kazanç unsuru sayılmaz. Komisyon gelirinden doğan alacaklar tahsil edilemezse, şüpheli alacak kapsamına girebilir. Prim borcu ödemesi, acentenin gelir tablosunu etkilemediği için gider olarak dikkate alınamaz. Sonuç Sigorta acenteleri, müşterileri adına sigorta primlerini sigorta şirketine ödeseler dahi, bu tutarları müşterilerinden tahsil edememeleri halinde şüpheli alacak karşılığı ayıramazlar. Çünkü bu tür alacaklar, acentenin kendi ticari kazancının bir parçası değildir.Ancak acentenin komisyon gelirinden doğan ve ticari faaliyetiyle doğrudan ilişkili alacaklar için, gerekli şartlar sağlandığında şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) SoruCevapSigorta acentesi müşteri adına ödediği primi tahsil edemezse ne olur?Bu tutar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz çünkü ticari kazançla ilgili değildir.Şüpheli alacak karşılığı hangi durumda ayrılır?Alacak ticari kazançla ilgili, icra veya dava safhasında olmalı ve gelir olarak kaydedilmiş olmalıdır.Müşteriden alınamayan primler zarar olarak yazılabilir mi?Hayır, çünkü prim acentenin gelir unsuru değildir.Acentenin komisyon alacağı tahsil edilemezse?Evet, bu durumda şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkündür.Şüpheli alacak için ne zaman karşılık ayrılır?Alacağın icra veya dava aşamasına geçtiği yılda ayrılmalıdır.Şüpheli alacak karşılığı sonraki yıl ayrılabilir mi?Hayır, sadece alacağın şüpheli hale geldiği yılda ayrılabilir.Acentenin müşteriden aldığı prim kime ait sayılır?Sigorta şirketine; çünkü poliçe bedeli sigorta şirketine aittir.Sigorta Acenteleri Yönetmeliği 17. madde neyi düzenler?Prim tahsil etme ve sözleşme yapma yetkisinin esasen sigorta şirketine ait olduğunu belirtir.Alacak ticari kazanca dahil değilse şüpheli alacak olur mu?Hayır, ticari kazançla ilgisi olmayan alacaklar için karşılık ayrılmaz.GİB’in özelgeye göre acenteler nasıl işlem yapmalı?Müşteri primlerini değil, sadece komisyon gelirine ilişkin alacakları için şüpheli alacak karşılığı ayırmalıdır. ÖRNEK ÖZELGE T.C.  GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü    Sayı:67854564-105[1741-5900]-E.8530711.03.2019Konu:Sigorta acentesi tarafından müşteri poliçesinin ödenmesi ve müşteriden tahsil edilememesi  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; ilimiz … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numarasında sigorta acenteliği faaliyetinden dolayı kayıtlı mükellefi olduğunuz, … Sigorta A.Ş.’nin sigorta acentesi olarak faaliyet gösterdiğiniz, müşteriniz adına düzenlediğiniz sigorta poliçesi prim tutarını … Sigorta A.Ş.’ye müşteriniz adına ödediğiniz, ancak müşteriniz tarafından söz konusu prim tutarının ödeme güçlüğü içinde bulunduğu gerekçesiyle şirketinize ödenmediği, şirketinizce alacak tutarının tahsili için icra takibi başlatıldığı ve halen icra takibinin devam ettiği belirtilerek müşterinizden olan alacağınız için 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılıp gider yazılmasının mümkün bulunup bulunmadığı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde; “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; 1- Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; 2- Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;  şüpheli alacak sayılır. Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.” hükmü yer almaktadır.  Bu hükme göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır. Şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olmamaktadır. Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, şüpheli alacak ayrılmak istenen ve tahsil edilemeyen alacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması için işletme kayıtlarına hasılat olarak girmesi veya ticareti yapılacak mal veya hizmetin maliyetiyle ilgisi olması gerekir. Bu durumda işletmenin sonuç hesaplarını etkilemeyen, yani daha önce kârın teşekkülünü etkilememiş bir alacağın karşılık ayrılarak zarar yazılması mümkün değildir. Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin “Sigorta poliçelerinin düzenlenmesi ve primlerin tahsili” başlıklı 17 nci maddesinde, “(1) Sigorta sözleşmesi akdetme ve/veya prim tahsil etme yetkisi sigorta şirketlerine aittir. Bu yetki, acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilir. Sigorta şirketlerince sözleşme yapma ve/veya prim tahsil etme konularında yetkilendirilmemiş acenteler poliçe düzenleyemez ve/veya prim tahsilâtı yapamaz. (2) Acentelerce düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı tarafından acentelere yapılan ödeme sigorta şirketine yapılmış sayılır…” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, sigorta acenteliği faaliyetiniz nedeniyle elde ettiğiniz ticari kazancınız olan komisyonlar esasen … Sigorta A.Ş.’ye verdiğiniz hizmet nedeniyle tahakkuk etmektedir. Bu itibarla müşteriniz adına ödediğiniz ancak müşterinizden tahsil edemediğiniz ve söz konusu sigorta şirketine ait sigorta prim tutarları şirketiniz açısından ticari kazancın elde edilmesine yönelik bulunmadığından söz konusu tahsil edemediğiniz tutarlar nedeniyle şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER TMSF’den Satın Alınan İktisadi Kıymetlerin Muhasebeleştirilmesi ve Defter Kaydı Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.