26 Ağustos 2026 , Çarşamba
Muhasebe Haberleri

Vazgeçilen Alacak Üç Yıl İçinde Mahsup Edilmezse Ne Olur?

Şirketler bazen tahsil edemedikleri alacakların bir kısmından, konkordato veya sulh yoluyla resmen vazgeçebilirler. Vergi mevzuatı bu durumu özel olarak düzenlemiştir. Vazgeçilen alacaklar doğrudan gelir yazılmaz; önce “özel karşılık hesabına” alınır ve üç yıl boyunca doğacak “zararlarla mahsup edilmek üzere” bekletilir. Peki üç yıl geçmesine rağmen mahsup tamamlanmazsa ne olur? Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığının verdiği özelgede bu soru açık şekilde cevaplanmıştır. VAZGEÇİLEN ALACAK NASIL İŞLEM GÖRÜR? Vergi Usul Kanunu’nun (VUK m.324) hükmü gereği: Alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlamak üzere 3 yıl boyunca, Şirketin doğacak zararları bu özel karşılık hesabından mahsup edilir, Mahsup edilemeyen tutar kalırsa üçüncü yılın sonunda kâra aktarılır ve vergilendirilir. Yani vazgeçilen alacak, “sonsuz süreli bir bekleme hesabı” değildir. Süre kesindir: üç yıl. ÜÇ YIL DOLUP MAHSUP EDİLMEZSE NE OLUR? Üç yılın sonunda özel karşılık hesabında kalan tutar: Kâr hesabına aktarılır Aktarılan tutar vergiye tabi kazanç olur Erteleme imkânı yoktur Dördüncü yıla devretmez Yani vergisel açıdan, üçüncü yıl bitiminde kalan tutar gelir yazılmak zorundadır. MAHSUP EDİLEBİLECEK ZARARIN TÜRÜ ÖNEMLİ Mİ? Özelgede açık şekilde belirtilmiştir:Mahsup “gelecek yıl zararlarından” yapılır, geçmiş yıl zararlarından yapılamaz. Ayrıca mahsup edilecek zarar, ticari bilanço zararına indirilebilecek indirim ve istisnalar da dikkate alınarak hesaplanır. Yani hem zarar oluşması hem de doğru dönemde olması gerekir. BASİT ÖRNEKLE ANLATALIM Varsayalım 300.000 TL’lik alacaktan vazgeçildi ve özel karşılık hesabına alındı. YılŞirket Zarar DurumuMahsupKalan1. yıl (alacaktan vazgeçildiği yıl)50.000 zarar50.000 mahsup250.0002. yılZarar yok0250.0003. yıl30.000 zarar30.000 mahsup220.000 3 yılın sonunda kalan 220.000 TL kâra aktarılır ve o yılın vergisine tabi tutulur. ÖZET Vazgeçilen alacak üç yıl içinde zararla mahsup edilemezse, geri kalan tutar dördüncü yıla devretmez; zorunlu olarak gelir yazılır ve vergilendirilir. 10 SORU — 10 CEVAP TABLOSU SoruCevap1) Vazgeçilen alacak borçlu tarafından nasıl kaydedilir?Özel karşılık hesabına alınır ve üç yıl mahsup edilmek üzere bekletilir.2) Mahsup süresi kaç yıldır?Alacaktan vazgeçilen yıldan başlamak üzere 3 yıldır.3) Üç yıl dolarsa ne olur?Kalan tutar kâra aktarılır ve vergiye tabi olur.4) Gelecek yıl zararından mahsup edilebilir mi?Evet, VUK 324 gereği gelecek yıl zararından mahsup edilir.5) Geçmiş yıl zararından mahsup edilir mi?Hayır, geçmiş yıl zararlarıyla mahsup mümkün değildir.6) Mahsup edilmeyen tutar dördüncü yıla devreder mi?Hayır, devretmez; üçüncü yıl sonunda gelir yazılır.7) Zarar yoksa mahsup yapılabilir mi?Hayır, zarar yoksa mahsup yapılamaz ve süre işlemeye devam eder.8) Bu uygulamanın amacı nedir?Vazgeçilen alacağın süresiz erteleme değil, sınırlı süreli bekleme hesabı olması.9) Kâra aktarılan tutar nasıl vergilenir?Diğer ticari kazançlar gibi kurum kazancına dahil edilerek vergilenir.10) Özelgenin sonucu ne diyor?Mahsup süresi kesin olup üç yılda itfa edilmezse gelir yazılır. SONUÇ Vazgeçilen alacakların özel karşılık hesabına alınması, erteleme niteliğinde bir düzenlemedir; vergi istisnası değildir. Üç yıllık süre sonunda mahsup edilmeyen tutarın otomatik olarak gelir yazılması ve vergilendirilmesi zorunludur. Mahsup edilmeyen tutarı dördüncü yıla taşımak veya “bekletmek” mümkün değildir. Bu nedenle işletmelerin, vazgeçilen alacakların üç yıllık süresini takvimsel olarak izlememesi; vergi incelemesinde matrah farkı, gecikme faizi ve ceza riskini doğurur. Zamanında yapılan doğru kayıt, ileride oluşabilecek vergi yükünü önceden görmeyi sağlar. Bu konu, “kayıt tekniği” değil doğrudan dönemsellik ve matrah güvenliği meselesidir. ÖRNEK ÖZELGE T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIKAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı:50426076-125[9-2016/20-297]-1570824.04.2017Konu:Özel karşılık hesabına alınan vazgeçilen alacağın ticari zarardan mı mali zarardan mı mahsup edileceği hk.       ………….. İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden; 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 324 üncü maddesinde öngörülen şartların sağlanmasına bağlı olarak, borçlu tarafından vazgeçilen alacak kapsamında değerlendirilecek ve alacaktan vazgeçilen hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap dönemine ait zararlarla mahsup edilmek üzere özel karşılık hesabına alınacak tutarların, ticari bilanço zararından mı, yoksa mali zarardan mı itfa edilmesi gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin bir hesap dönemi içinde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 324 üncü maddesinde de, konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacakların, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınacağı, bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklolunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda, alacaktan vazgeçme halinde borçlu tarafından yapılması gereken işlem; vazgeçilen alacak tutarının, alacaktan vazgeçildiği yıl ve sonraki iki yılda (toplam üç yıl) doğacak zararla itfasının sağlanması, tamamen veya kısmen itfa edilemeyen kısmının ise, üçüncü yılın sonunda kâra aktarılarak vergilendirilmesidir. Bunun yanı sıra, Vergi Usul Kanununun 324 üncü maddesinde, “alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla” denilmek suretiyle, vazgeçilen alacağın gelecek yıl (yıllar) zararlarından mahsup edilebileceği kabul edilmiş olup, geçmiş yıl zararlarının kaynağı ne olursa olsun, vazgeçilen alacaktan mahsup edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu çerçevede, üç yıl içinde olmak koşuluyla, vazgeçilen alacak tutarının ticari bilanço zararına ilaveler ile zarar olsa dahi indirilecek indirim ve istisnaların da dikkate alınması suretiyle hesaplanması gereken zarar tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER Matrah Artırımı Yapanlar Geçmiş Yıl Zararların İndirimine Dikkat! Zarar ziyan bedeli olarak alınan tazminat bedelinin beyan edilip edilmeyeceği Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.