24 Ağustos 2026 , Pazartesi
Mevzuat

Adi Ortaklıklarda Yeni İşlerin Üstlenilmesi ve Vergisel Durum

Türkiye’de faaliyet gösteren pek çok şirket, büyük çaplı projelere katılmak amacıyla adi ortaklıklar kurmaktadır. Bu ortaklık yapılarının vergi mükellefiyetleri, işin kapsamı ve süresi gibi unsurlar çerçevesinde şekillenmektedir. Peki, bir adi ortaklık ilk sözleşmesinde belirtilen işin dışında yeni bir işi üstlenirse ne olur? Vergisel yükümlülükler devam eder mi? Bu yazıda, bu tür durumlarda Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yaklaşımı ve geçerli vergi uygulamaları ele alınmaktadır. Adi Ortaklık ve Vergi Mükellefiyeti Adi ortaklıklar, Türk Borçlar Kanunu’na göre tüzel kişiliği bulunmayan ortaklık türleridir. Kurumlar vergisi mükellefi değildirler. Ancak, katma değer vergisi (KDV) açısından bağımsız bir mükellefiyetleri vardır ve ayrı defter tutmak zorundadırlar. Ortaklık faaliyetleri sonucunda oluşan kâr ya da zarar, ortakların hisseleri oranında kendi kazançlarına eklenerek gelir vergisine tabi tutulur. Yeni Bir İşin Üstlenilmesi Durumunda Ortaklık Devam Eder mi? Adi ortaklık sözleşmesinde yer alan “yeni işler üstlenilebilir” hükmü doğrultusunda, mevcut ortaklık yapısı sona ermeden başka bir işin alınması mümkündür. Eğer yeni işler sözleşme kapsamında yer alıyorsa ve ortaklık feshedilmiyorsa, ortaklık aynı vergi numarası ile faaliyetlerine devam edebilir. Bu durumda yeni işin vergisel yükümlülükleri de mevcut adi ortaklık üzerinden sürdürülebilir. Kurumlar Vergisi Açısından Değerlendirme Adi ortaklıklar kurumlar vergisine tabi değildir. Vergilendirme, ortakların bireysel bazda gelir vergisine tabi tutulması şeklinde gerçekleşir. Bu kapsamda yeni işler nedeniyle ortaklık yapısı değişmediği sürece kurumlar vergisi açısından yeni bir mükellefiyet doğmaz. Katma Değer Vergisi (KDV) Yönünden Değerlendirme KDV açısından adi ortaklıklar bağımsız işletme birimleri olarak değerlendirilir. Defter tutma, fatura düzenleme, beyanname verme gibi yükümlülükler ortaklık adına gerçekleştirilir. Ortaklık devam ettiği sürece yeni alınan işler için KDV işlemleri mevcut mükellefiyet üzerinden yürütülebilir. Ancak, ortaklık sona erdiği takdirde ve hisse devri işlemleri bu sona ermeye neden oluyorsa, devredilen mallar üzerinden KDV hesaplanarak fatura düzenlenmesi gerekir. Ortaklığın sona ermemesi durumunda hisse devri KDV’ye tabi değildir. Borçlar Kanunu Çerçevesinde Ortaklığın Sona Ermesi Türk Borçlar Kanunu’na göre adi ortaklık; sözleşmede belirtilen sürenin dolması, ortaklardan birinin fesih bildiriminde bulunması veya ortaklık amacının gerçekleşmesi ile sona erebilir. Eğer sözleşme süresizse ve taraflar ortaklığı devam ettiriyorsa, bu durum ortaklığın sürdüğü anlamına gelir ve fesih için ek işlem yapılması gerekir. Sonuç ve Uygulama Gelir İdaresi’nin yaklaşımına göre, adi ortaklık sözleşmesinde yeni işler üstlenilebileceğine dair açık hüküm varsa ve ortaklık sona ermemişse, yeni iş için vergi mükellefiyetinin mevcut ortaklık üzerinden sürdürülmesi mümkündür. Bu süreçte KDV işlemleri, mevcut adi ortaklık mükellefiyeti üzerinden yerine getirilir. Yazı içeriğini özetleyen 10 soru ve 10 cevap: 1. Adi ortaklık nedir?Adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emek ve mallarını ortak bir amaç için birleştirdikleri, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklık türüdür. 2. Adi ortaklık kurumlar vergisi mükellefi midir?Hayır. Adi ortaklıklar kurumlar vergisi mükellefi değildir. Kazanç ortakların kendi hisseleri oranında gelir vergisine tabi olur. 3. Adi ortaklık KDV mükellefi olabilir mi?Evet. Adi ortaklıklar, KDV yönünden bağımsız işletme birimi olarak değerlendirilir ve KDV mükellefiyeti tesis edilir. 4. Ortaklık sözleşmesinde yeni işler üstlenilebileceği yazıyorsa, yeni iş için ayrı bir mükellefiyet gerekir mi?Hayır. Ortaklık sona ermemişse ve sözleşme yeni işleri kapsıyorsa, mevcut mükellefiyet üzerinden devam edilebilir. 5. Adi ortaklık sona ermeden hisse devri yapılırsa KDV uygulanır mı?Hayır. Ortaklık sona ermediği sürece hisse devri işlemleri KDV’ye tabi değildir. 6. Adi ortaklık sona erdiğinde ne tür KDV işlemleri yapılmalıdır?Sona erme durumunda, devredilen mallar üzerinden KDV hesaplanarak fatura düzenlenmeli ve son beyannamede beyan edilmelidir. 7. Ortaklık sözleşmesinde belirtilen sürenin bitmesi durumunda ne olur?Eğer ortaklık, sözleşmede belirtilen süreden sonra tarafların iradesiyle devam ederse belirsiz süreli ortaklığa dönüşür. 8. Adi ortaklıkta kazanç veya zarar nasıl vergilendirilir?Ortaya çıkan kazanç veya zarar, ortakların hisseleri oranında kendi beyanlarına dahil edilerek gelir vergisine tabi olur. 9. KDV beyannamesi kim adına verilir?Beyanname ortaklık adına düzenlenir ve ortaklardan biri tarafından imzalanarak vergi dairesine sunulur. 10. Adi ortaklık sona ermeden yeni bir iş üstlenildiğinde yapılması gereken işlem nedir?Ortaklık sözleşmesinde gerekli değişiklik yapılmalı ve faaliyet mevcut mükellefiyet kaydı üzerinden sürdürülmelidir. ÖRNEK ÖZELGE T.C.İDARESİ BAŞKANLIĞIANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü   Sayı:38418978-125[2-14/18]-47007627.11.2017Konu:Adi ortaklıkta yeni işler üstlenilmesi halinde mükellefiyetin devam edip etmeyeceği  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi ile “… İli Emniyet Müdürlüğü Binası İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi” işinin gerçekleştirilmesi amacıyla kurulan ortaklığınızın, Adi Ortaklık Sözleşmesinde yer alan “…yönetim kurulunun oy birliği ile alacağı kararla başka işler de yüklenebilir, bu takdirde bu sözleşme hükümleri yeni işleri de kapsar. Bu nedenle yeni alınan işler de bitinceye kadar ortaklık devam eder…” hükmü gereğince ihalesi uhdenizde kalan “TOKİ … İli … İlçesi 863 Adet Konut, 20 Adet Dükkan ve 1 Adet 16 Derslikli İlköğretim Okulu ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi” işinin de mevcut mükellefiyetiniz üzerinden devam ettirilip ettirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir. I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: Kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılan iş ortaklıkları, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesinin yedinci fıkrasında; aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler şeklinde tanımlanmıştır. 1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “2.5.3. İşin bitiminde ortaya çıkan zararların durumu” alt başlıklı bölümünde; “Kurumlar, dilerlerse Borçlar Kanununa göre adi ortaklık veya Kurumlar Vergisi Kanununa göre iş ortaklığı şeklinde ortaklıklar oluşturarak faaliyet gösterebilmektedirler. Adi ortaklıklar, kurumlar vergisi mükellefi olmamalarına rağmen katma değer vergisi mükellefi olmaları nedeniyle ayrı defter tutabilmektedirler. Ortaklar ise dönem sonlarında ortaya çıkan kâr veya zararı, ortaklıktaki hisseleri oranında paylaşarak kendi hesaplarına dâhil etmektedirler. İş ortaklıkları ise Kurumlar Vergisi Kanununda ayrı bir kurum olarak değerlendirilmekte ve kurumlar vergisi mükellefi olarak sayılmaktadırlar. İş ortaklıklarının faaliyetinden doğan kazanç, kurumlar vergisine tabi tutulmakta ve vergi sonrası kazanç ortakların hisselerine göre ortaklara dağıtılmaktadır. …” şeklinde açıklama yer almıştır. Buna göre, Borçlar Kanunu’nun 620-645’inci maddelerinde düzenlenen adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir. Adi ortaklık olarak faaliyette bulunulması halinde, ortaklığa stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmektedir. Adi ortaklıkların ortaya çıkan kâr veya zararı, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilenmektedir. Bu itibarla, kurumlar vergisi mükellefi olmayan Adi Ortaklığınızın devamı sırasında ortaya çıkan kâr veya zararın, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dâhil edilerek vergilenmesi gerekmektedir. II-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde; ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin “I.B.7. Adi Ortaklıklarda Vergileme ” başlıklı bölümünde; “KDV uygulamasında adi ortaklıklar, bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahiptir. Buna göre; adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerinin ortaklarından ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı yapılması gerekir. Adi ortaklıklarda, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri KDV’ye tabi değildir. Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır. Buna göre bir adi ortaklıkta, ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde vergi uygulanmaz. Hisse devri işlemleri adi ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuruyor veya ortaklık, ortakların kararı ile feshediliyorsa, bu devir işlemlerine vergi uygulanması gerekir. Vergi uygulaması aşağıdaki şekilde yapılır. Ortaklardan biri veya birkaçının hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanır. Ortaklık tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca gösterilecek olan bu vergi, ilgili dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın son beyannamesine dahil edilerek beyan edilir. Devralan ortak veya ortaklar tarafından ise genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilir. KDV yönünden işletme bazında değerlendirilen adi ortaklıklarda, KDV beyannamesi ortaklık adına düzenlenir ve ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle ilgili vergi dairesine verilir. Ortakların verginin ödenmesi bakımından müteselsil sorumluluk taşımaları nedeniyle, ortakların adı, soyadı, adresleri ve bağlı bulundukları vergi dairelerini gösteren bir liste vergi dairesine verilir. Listede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde bu değişikliler de vergi dairesine bildirilir.” açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan Türk Borçlar Kanununun 620 nci maddesinde; “adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu” belirtilmiş, 639 uncu maddesinde adi ortaklığın sona ereceği durumlar sayılmış, “Belirsiz Süreli Ortaklık” başlıklı 640 ıncı maddesinde ise; “Ortaklık, belirsiz süre için veya ortaklardan birinin ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuşsa, ortaklardan her biri, altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir. Fesih bildirimi, dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve özellikle uygun olmayan bir zamanda yapılamaz. Fesih bildirimi, ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder. Sözleşmede öngörülmüş olan sürenin bitiminden sonra ortaklık, ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse, belirsiz süreli ortaklığa dönüşür.” hükümlerine yer verilmiştir. İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; adi ortaklığınızın ilk kuruluş sözleşmesinde öngörülen iş dışında yeni bir iş yüklendiği, bu çerçevede kurmuş olduğunuz adi ortaklığın sona ermediği ve yeni işin gerçekleştirilmesi amacıyla faaliyetine aynı vergi kimlik numarası altında devam ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayacak şekilde ortaklık sözleşmesinde gerekli değişikliklerin yapılması kaydıyla mevcut adi ortaklık bünyesinde yeni üstlenilen yükümlülüklere ait KDV ile ilgili işlemlerin adi ortaklığa ait mevcut mükellefiyet kaydı üzerinden devam ettirilmesi mümkün bulunmaktadır. … ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER Genç Girişimcilere Yurt Dışı Satışlardan Elde Ettikleri Gelirler İçin de Vergi… Serbest Bölgelerde Üretim ve Gelir Vergisi Stopaj Teşviki: Yarı Mamul İhracatı… Basit Usulden Gerçek Usule Geçen Mükellefler İçin Araç Alımı, KDV ve… Cep Telefonu Giderlerinin Vergisel Açıdan İndirimi: Amortisman ve Fatura Bedelleri Nasıl… Yenileme Fonu ve Amortisman Mahsubu: Araç Satış Karlarının Vergisel Kullanımı Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.