25 Ağustos 2026 , Salı
Muhasebe Haberleri

İrtibat Bürosunun Sabit Kıymet Satışı ve Vergilendirme Süreci

Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı şirket irtibat büroları, faaliyetlerini belirli yasal sınırlamalar çerçevesinde sürdürmek zorundadır. Bu bürolar kar amacı gütmeden yalnızca tanıtım ve iletişim faaliyetleri yapabilir. Peki, bir irtibat bürosu kapanırken elindeki sabit kıymetleri yeni kurulan bir şirkete devrederse bu işlem vergilendirilir mi? Bu soruya yanıt, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın son özelgesinde açıkça veriliyor. İrtibat Bürosu Nedir, Ne Yapar? 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında kurulan irtibat büroları, Türkiye’de ticari faaliyet yürütemez. Gelir elde edemezler, satış yapamazlar ve kar aktaramazlar. Bütün harcamaları yurt dışındaki merkez şirket tarafından dövizle karşılanmak zorundadır. Sabit Kıymet Satışında Vergilendirme Gerekir mi? İrtibat bürosu faaliyet süresini tamamlayıp kapanma kararı aldığında, büro adına kayıtlı sabit kıymetlerin (demirbaş, araç vb.) satışı gündeme gelebilir. Eğer bu varlıklar yeni kurulan bir Türkiye merkezli şirkete emsal bedelle satılırsa ve satış bedeli doğrudan yurt dışı merkezin hesaplarına aktarılırsa, bu işlem irtibat bürosunun vergilendirilmesini gerektirmez. Yani, sabit kıymetlerin satışı doğrudan irtibat bürosunun bilançosuna yansıtılmazsa ve gelir irtibat bürosu adına kaydedilmezse kurumlar vergisi mükellefiyeti oluşmaz. Ancak Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Satıştan elde edilen gelir, Türkiye’de yapılan arızi ticari faaliyet kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle: Satış işlemi, kazancın elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine beyan edilmelidir. Beyan, ya doğrudan yurt dışındaki şirket tarafından ya da Türkiye’deki temsilcisi aracılığıyla yapılmalıdır. Bu işlem, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 26. ve 27. maddelerine dayanmaktadır. İrtibat Bürosunun Vergisel Statüsü Değişir mi? Hayır. Yukarıda belirtilen koşullar sağlandığı sürece irtibat bürosu için kurumlar vergisi mükellefiyeti doğmaz. Ancak kazanç doğuran bir ticari faaliyet yürütülürse, örneğin sabit kıymet satışından gelir doğarsa ve bu gelir irtibat bürosu üzerinden kaydedilirse, vergi yükümlülüğü gündeme gelir. Sonuç İrtibat büroları, vergisel anlamda dar mükellef statüsündedir ve faaliyetleri net olarak sınırlandırılmıştır. Bu nedenle sabit kıymet satışları gibi işlemler dikkatle ele alınmalı, satış bedelinin doğrudan merkeze aktarılması ve büronun finansal yapısıyla ilişkilendirilmemesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde beklenmedik vergi yükümlülükleri doğabilir. Şirketlerin bu tür işlemlerde detaylı muhasebe kayıtları ve doğru beyanda bulunmaları büyük önem taşır. Uygulamada hata yapılmaması için mali müşavir veya vergi danışmanından görüş alınması tavsiye edilir. ÖRNEK ÖZELGE T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIİstanbul Vergi Dairesi BaşkanlığıGelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü    Sayı:E-62030549-125[3/2023]-21.05.2024Konu:İrtibat bürosunun sabit kıymet satışının vergilendirilmesi hk.  İlgi:  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, …firmasının … İrtibat Bürosu olarak faaliyete başladığınız, irtibat büronuzu süre bitimi nedeniyle kapatmanız gerektiğini belirterek, aktifinizde kayıtlı bulunan sabit kıymetleri yeni kurmuş olduğunuz limited şirkete emsal bedelden devretmeniz halinde mükellefiyeti bulunmayan irtibat büronuzun vergilendirilmesi hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların sadece Türkiye’de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirileceği hükmüne yer verilmiştir. Türkiye’de elde edilmiş kazancın varlığı ise Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü ve Gelir Vergisi Kanununun 7 nci ve 8 inci maddelerinde yer alan hükümlere göre belirlenmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak Türkiye’de iş yeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen kazançlar ticari kazanç olarak vergiye tabidir. Ancak, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlarca Türkiye’de yalnızca mal teminine yönelik bir iş yeri oluşturulması veya daimi temsilci bulundurulması ve bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla temin edilen malların Türk iç pazarına sunulmayarak yabancı memleketlere gönderilmesi halinde, teknik olarak Türkiye’de elde edilmiş bir kazançtan söz edilmemekte ve vergi doğmamaktadır. Bu maddede geçen iş yeri kavramı; Vergi Usul Kanununun 156 ncı maddesinde, daimi temsilci kavramı ise Gelir Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, iş yeri Vergi Usul Kanununda ticari faaliyetin yapıldığı veya bu faaliyette kullanılan yer olarak, daimi temsilci ise Gelir Vergisi Kanununda ticari muameleler ifasına yetkili kimse olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 26 ncı maddesinde, dar mükellefiyete tâbi olan yabancı kurumların vergiye tâbi kazancının Gelir Vergisi Kanununda yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye’de adına hareket eden kimsenin, bu kazançları elde edilme tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kanunun 27 nci maddesinde belirtilen vergi dairesine beyanname ile bildirmek zorunda oldukları hükme bağlanmış olup, Kanunun 27 nci maddesinde ise özel beyan zamanı tayin olunan gelirlerle ilgili kurumlar vergisi beyannamesinin, taşınmazların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarda taşınmazın bulunduğu, taşınırların ve hakların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarda mal ve hakların Türkiye’de elden çıkarıldığı yerin vergi dairesine verileceği hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, irtibat büroları 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere göre kurulmakta ve faaliyet göstermektedir. Mevcut yasal düzenlemelere göre irtibat büroları Türkiye’de ticari ve diğer gelir getirici faaliyetler ile izin konusu dışında bir faaliyette bulunamamakta, kar elde edip transfer edememekte ve bütün masraflarını yurt dışından getirecekleri dövizlerle karşılamak zorundadır. Bu bakımdan Türkiye’de kurulan irtibat bürosunun, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere göre bir irtibat bürosu olarak kurulması, ticari ve diğer gelir getirici faaliyetler ile izin konusu dışında bir faaliyette bulunmaması halinde kurumlar vergisi mükellefiyet tesisine gerek bulunmamaktadır. Buna göre, irtibat büronuzun Türkiye’deki faaliyetlerini yürütülebilmesi amacıyla satın alınan ve satın alma ve diğer tüm masrafları yurt dışındaki merkeziniz tarafından karşılanan sabit kıymetlerin emsal bedelden satılması durumunda, satıştan elde edilen hasılatın irtibat bürosunun hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin doğrudan yurt dışındaki merkezin hesaplarına yansıtılması şartıyla irtibat büronuz için kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, yurt dışındaki merkezin söz konusu demirbaş ve taşıtların satışından sağladığı kazanç, Türkiye’de arızi ticari faaliyetten elde edilen diğer kazanç ve iratlar niteliğinde olduğundan, Kurumlar Vergisi Kanununun 26 ncı maddesine göre anılan kazancın, iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde yabancı kurum veya Türkiye’de namına hareket eden kimse tarafından aynı Kanunun 27 nci maddesinde belirtilen vergi dairesine beyanname ile bildirilmesi gerekmektedir. … Şimdi de soru-cevaplarla uygulamayı özetleyelim. 1. İrtibat bürosu nedir, hangi amaçla kurulur? İrtibat büroları, yabancı şirketlerin Türkiye’de ticari faaliyette bulunmaksızın yalnızca tanıtım, pazar araştırması ve iletişim gibi faaliyetler yürütmek üzere kurdukları organizasyonlardır. Kar elde etme, mal satma veya gelir getirici işlem yapma hakları yoktur. 2. İrtibat bürosu sabit kıymet satışı yapabilir mi? Evet, faaliyet süresi sonunda kapanma kararı alan bir irtibat bürosu, bünyesindeki sabit kıymetleri satabilir. Ancak bu satışın belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekir. 3. Sabit kıymet satışı vergiye tabi midir? Satıştan doğrudan bir ticari kazanç elde edilmediği ve gelir irtibat bürosunun hesaplarına yansıtılmadığı sürece, bu işlem kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Ancak satış geliri yurt dışındaki merkeze aktarılmalıdır. 4. İrtibat bürosunun Türkiye’de kurumlar vergisi mükellefiyeti var mı? Hayır, irtibat büroları ticari kazanç elde edemedikleri için kurumlar vergisi mükellefi değildir. Ancak bazı işlemler nedeniyle beyanname verilmesi gerekebilir. 5. Satış geliri nasıl değerlendirilmeli? Satıştan elde edilen gelir, Türkiye’de yapılan arızi ticari faaliyet kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre vergi beyanı zorunlu olabilir. 6. Beyanname verilmesi gerekir mi? Evet, sabit kıymetlerin satışından elde edilen kazanç, elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine beyan edilmelidir. Beyan, ya doğrudan merkez tarafından ya da Türkiye’deki temsilci aracılığıyla yapılır. 7. Satış işlemi irtibat bürosunun bilançosuna işlenirse ne olur? Eğer satış geliri irtibat bürosunun hesaplarına kaydedilirse, bu durum ticari kazanç elde edildiği anlamına gelir ve vergi mükellefiyeti doğar. 8. Satış bedeli emsal bedel üzerinden mi olmalı? Evet, satış işlemi emsal bedel esas alınarak yapılmalı ve bu bedel gerçekçi şekilde belirlenmelidir. 9. İrtibat bürosu kapandıktan sonra kurulan limited şirkete satış yapılabilir mi? Evet, irtibat bürosu kapanmadan önce bünyesindeki sabit kıymetler yeni kurulan şirkete devredilebilir. Ancak vergi mevzuatına uygun olarak yürütülmelidir. 10. Hangi durumlarda vergi riski doğar? Eğer satış geliri doğrudan irtibat bürosu üzerinden gerçekleştirilirse veya beyan süresi geçirilirse, bu durum vergi cezası ve mükellefiyet riski doğurabilir. Ayrıca, işlemlerin belgelenmemesi de cezai yaptırımlara neden olabilir. Örnek Vaka: İrtibat Bürosunun Kapanışı ve Sabit Kıymet Satışı Olay: Almanya merkezli bir yazılım şirketi olan TechSoft GmbH, Türkiye’de 2018 yılında İstanbul’da bir irtibat bürosu kurmuştur. Bu büro, Türkiye’de herhangi bir satış yapmadan, yalnızca tanıtım, pazar araştırması ve iletişim faaliyetleri yürütmüş; bu süreçte tüm masraflar Almanya’daki merkezden döviz transferi ile karşılanmıştır. İrtibat bürosu, faaliyetlerini sürdürürken ofis mobilyaları, bilgisayarlar ve bir binek araç gibi sabit kıymetler edinmiştir. 2024 yılı başında merkez ofis, Türkiye’de ticari faaliyete başlamak amacıyla bir limited şirket kurmaya karar verir ve irtibat bürosunun kapanışı için resmi işlemlere başlar. Durum: İrtibat bürosunun kayıtlarında yer alan sabit kıymetler (örneğin bilgisayarlar, masa, sandalye ve binek araç), yeni kurulan limited şirkete emsal bedel üzerinden devredilmek istenmektedir. Vergisel Değerlendirme: İrtibat Bürosu Kar Elde Eder mi?Hayır. Yasal mevzuat gereği irtibat büroları gelir getirici faaliyette bulunamaz. Dolayısıyla bu satışın büro bilançosuna gelir olarak kaydedilmemesi gerekir. Sabit Kıymetlerin Satışı Kurumlar Vergisi Doğurur mu?Satıştan elde edilen gelir irtibat bürosunun hesaplarına kaydedilmeden doğrudan yurtdışındaki merkez şirkete aktarılırsa, irtibat bürosu için kurumlar vergisi mükellefiyeti doğmaz. Ancak bu satıştan elde edilen gelir, Türkiye’de arızi ticari kazanç olarak değerlendirilir. Beyanname Verilmeli mi?Evet. Satış işlemi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 26. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle satış tarihinden itibaren 15 gün içinde merkez şirket veya Türkiye’deki temsilcisi aracılığıyla vergi dairesine beyanname verilmelidir. Yeni Kurulan Şirket Açısından Durum Nedir?Limited şirket, bu sabit kıymetleri emsal bedel üzerinden satın almış olacaktır. Bu kıymetler, şirketin aktifine kaydedilir ve ilgili amortisman uygulamaları başlatılır. Sonuç: Bu örnekte, irtibat bürosunun ticari faaliyet dışındaki işlemlerle nasıl bir vergiye tabi olabileceği gösterilmiştir. Her ne kadar büro kurumlar vergisine tabi olmasa da, sabit kıymet satışından doğan kazanç nedeniyle vergi beyanı zorunluluğu doğabilir. Ayrıca işlemlerin emsal bedele dayandırılması, beyan süresine dikkat edilmesi ve satış gelirinin doğrudan merkeze aktarılması kritik önemdedir. Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.