Muhasebe Haberleri
Konkordato Sürecindeki Alacaklar İçin Şüpheli Alacak Karşılığı Ne Zaman Ayrılır?
Konkordato süreci, borçlu işletmelerin mali açıdan zor duruma düştüğü, ancak iflastan kurtulma amacıyla yeniden yapılandırma fırsatı elde ettiği bir dönemdir. Bu süreçte alacaklı şirketlerin en çok merak ettiği konulardan biri de “şüpheli alacak karşılığının ne zaman ayrılabileceği” meselesidir. Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayımladığı özelgeler bu konuda açık hükümler içermektedir.
1. Şüpheli Alacak Nedir?
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre, ticari ve zirai kazanç elde edilmesiyle ilgili olan;
Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile
Yazılı olarak birden fazla istenmesine rağmen borçlu tarafından ödenmeyen küçük tutarlı alacaklarşüpheli alacak olarak kabul edilir.
Bu tür alacaklar için, değerleme günü itibariyle pasifte karşılık ayrılabilir. Ancak teminatlı alacaklarda, karşılık yalnızca teminattan geri kalan kısım için ayrılabilir.
2. Konkordato Sürecinde Şüpheli Alacak Uygulaması
Konkordato, 7101 sayılı Kanun’la iflas ertelemesinin yerine geçen ve borçlunun alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan bir uygulamadır.Bu durumda borçlu hakkında geçici mühlet ve ardından kesin mühlet kararları verilir.
Bu süreçte, borçluya karşı herhangi bir icra takibi yapılamaz, mevcut takipler durur. Dolayısıyla, alacakların şüpheli hale gelme tarihi, konkordato sürecine ilişkin mühlet kararlarının ilan tarihi ile doğrudan ilişkilidir.
3. Geçici Mühlet Kararı Verilmeden Önceki Alacaklar
Eğer borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmeden önce, alacak dava veya icra safhasına intikal etmemişse, bu durumda geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.
Örneğin;Bir alacak 2018 yılında muaccel hale gelmiş ve borçlu hakkında 01.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilmişse, alacak için 2018 yılı hesap döneminde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkündür.
4. Geçici Mühlet Döneminde Muaccel Hale Gelen Alacaklar
Vadesi geçici veya kesin mühlet dönemine rastlayan alacaklar için, alacağın muaccel olduğu hesap döneminde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkündür.
Yani, 2019 yılında vadesi dolan bir alacak için, konkordato süreci devam etse bile, 2019 yılı hesap döneminde karşılık ayrılabilir.
5. Kesin Mühlet Döneminde Karşılık Ayırma
Kesin mühlet kararı verilmesi, konkordatonun başarıyla sonuçlanabileceği kanaatini doğurur. Bu süreçte de alacaklılar icra takibi yapamayacakları için, önceden ayrılmış karşılıkların düzeltilmesine gerek yoktur.
6. Konkordatonun Reddedilmesi veya Kaldırılması Durumu
Eğer konkordato reddedilir veya mühlet kararı kaldırılırsa, daha önce ayrılmış olan şüpheli alacak karşılıkları, Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi ve ilgili VUK Sirküleri çerçevesinde düzeltilir.
7. Sonuç
Konkordato sürecinde borçlu şirketten olan alacaklar için;
Vadesi geçici mühlet kararından önce dolan alacaklarda, geçici mühletin ilan edildiği dönemde,
Vadesi konkordato sürecinde dolan alacaklarda, vadenin dolduğu dönemdeşüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.
Bu karşılıklar, ancak alacağın ticari veya zirai kazançla ilgili olması şartıyla uygulanabilir.
Soru & Cevap Tablosu
SoruCevapŞüpheli alacak nedir?Dava veya icra safhasında olup tahsili şüpheli hale gelen ticari alacaklardır.Konkordato sürecindeki alacaklar için karşılık ayrılabilir mi?Evet, ancak VUK’un 323. maddesi şartlarına göre belirli dönemlerde.Geçici mühlet kararı sonrası karşılık ayrılır mı?Evet, geçici mühlet ilan edildiği hesap döneminde ayrılabilir.Vadesi konkordato sürecinde dolan alacaklar ne zaman karşılık ayrılır?Vadenin dolduğu hesap döneminde karşılık ayrılır.Kesin mühlet döneminde düzeltme yapılır mı?Hayır, önceden ayrılan karşılıklar korunur.Teminatlı alacaklar için nasıl işlem yapılır?Karşılık sadece teminattan geri kalan kısım için ayrılabilir.Konkordato reddedilirse ne olur?Daha önce ayrılmış karşılıklar düzeltilir.Konkordato ile iflas erteleme arasındaki fark nedir?Konkordato, iflası önlemeye yönelik yeniden yapılandırma sürecidir.Şüpheli alacak karşılığı hangi gelirlerle ilgilidir?Ticari veya zirai kazançla ilgili olan alacaklar için ayrılır.VUK 323 hangi durumları kapsar?Dava veya icra safhasındaki, ödenmeyen ticari alacakları kapsar.
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Sayı:95133703-105-E.5247716.07.2019Konu:Konkordato sürecindeki borçludan olan alacaklar için şüpheli alacak karşılığının ne zaman ayrılacağı hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; … Ltd. Şti.den olan cari hesap alacağınıza karşılık olarak vadesi 2018 yılı ve tutarı … TL olan … adet çek ile vadesi 2019 yılı ve tutarı … TL olan … adet çek aldığınız, adı geçen şirketin konkordato sürecine girdiği ve şirket hakkında 01.10.2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 01.01.2019 tarihinden itibaren de 2 ay süre ile geçici mühletin uzatıldığı, bunun üzerine VUK-112/2019-2 sayılı sirkülere istinaden vadesi 2018 yılı olan çeklerinden teminatlı olan kısmın düşülmesi neticesinde … TL’lik karşılık ayırarak 2018/IV. geçici vergi dönemi için düzeltme beyannamesi verdiğinizden bahisle, vadesi 2019 yılı olan çekler için hangi dönemde karşılık ayrılmasının gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde; “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır.
Ayrıca, şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır. Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla yapılan değişikliklerle iflas ertelemesi müessesesi kaldırılarak konkordato müessesesi kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmiş olup, konkordato sürecine giren borçludan olan alacakların şüpheli alacak uygulaması karşısındaki durumuna ilişkin olarak ise 14/2/2019 tarih ve VUK-112/2019-2 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde açıklamalar yapılmıştır.
Söz konusu Sirkülerin;
– “3. Konkordato Sürecinde Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması” başlıklı bölümünde, “…
Öte yandan, konkordato, bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı olan alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler. Konkordato; temelde iflasın engellenmesini ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaç edinmiş bir kurumdur.“,
– “3.1. Geçici Mühlet Kararı Verilmesinin Sonuçları” başlıklı bölümünde, “2004 sayılı Kanun uygulamasında, geçici mühlet kararı verilmesi ile borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamamakta, evvelce başlamış takipler durmakta ve ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanamamakta olup, …“,
– “3.1.2. Geçici Mühlet Kararından Önce Dava veya İcra Safhasına İntikal Etmemiş Alacaklar” başlıklı bölümünde, “2004 sayılı Kanunun 288 inci maddesi uyarınca, geçici mühlet kararı kesin mühletin hukuki sonuçlarını doğurmakta olduğundan ve geçici mühlet kararı ile birlikte takip yapılması mümkün bulunmadığından, geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş alacaklar için geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.”,
– “3.2.1. Kesin Mühlet Kararı Verilmesi” başlıklı bölümünde, “2004 sayılı Kanunun 289 uncu maddesi uyarınca, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması durumunda geçici mühlet verilmiş olan borçluya kesin mühlet verilmektedir. Bu aşamada, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kabul edilmekle birlikte, bu süreçte de alacaklılar tarafından dava veya icra süreçleri yürütülemediğinden daha önce ayrılmış olan karşılıklara ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.”,
– “4. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde, “(1) 213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesinde şüpheli alacak uygulaması, alacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesine özgülenmiş olması nedeniyle, bu mahiyette olmayan alacaklar için önceki bölümlerde belirtilen doğrultuda şüpheli alacak uygulamasına gidilemeyeceği tabiidir.
…
(4) Muaccel hale gelmediği için dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş olan alacaklardan, vadesi geçici ve kesin mühlet sürelerine rastlayanlar, vadenin dolduğu hesap döneminde şüpheli alacak uygulamasına konu edilebilecektir.”
açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu itibarla, … Ltd. Şti.den olan, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili alacaklarınıza karşılık olarak aldığınız çeklerden;
– Vadesi 2018 yılı olanların teminatı aşan kısmı için, geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş olmaları kaydıyla, geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi itibariyle,
– Vadesi 2019 yılı olanlar (varsa teminatı aşan kısmı) için ise, adı geçen mükellef hakkındaki geçici ve kesin mühlet süreleri dahilinde muaccel hale gelmeleri kaydıyla, vadenin dolduğu tarihi içeren hesap dönemi itibariyle
213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesi kapsamında şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.
Diğer taraftan, geçici veya kesin mühlet kararlarının kaldırılması veyahut konkordatonun reddi hallerinde, Kanunun 323 üncü maddesi uyarınca ayrılmış olan karşılıklar için anılan Sirkülerde yapılan açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edilmesi gerektiği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Orman Köylülerine Yapılan Ödemelerde Vergi Uygulamaları
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
