25 Ağustos 2026 , Salı
Muhasebe Haberleri

Kurye Hizmetlerinde Kullanılan Motosiklet ve Minibüs Gider Kısıtlamasına Tabi Midir?

Türkiye’de faaliyet gösteren birçok kurye ve dağıtım firması, hizmetlerinde motosiklet veya cargo tipi araçlar kullanmaktadır. Bu araçların vergisel açıdan gider olarak indirilip indirilemeyeceği, son yıllarda hem mükellefler hem de mali müşavirler tarafından en çok araştırılan konular arasında yer almaktadır. Bu yazımızda, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 6 Mart 2024 tarihli özelgeye dayalı olarak, kurye faaliyetlerinde kullanılan araçların gider indirimi ve KDV indirimi konularını tüm yönleriyle açıklıyoruz. 1. Vergi Kanunlarında Binek Araç Giderlerinin Yeri Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, kurumların bir yıl boyunca elde ettiği kazançtan ticari faaliyetle ilgili giderler düşülebilir. Ancak binek otomobillere ilişkin giderlerin tamamı değil, yalnızca belirli bir oranı (en fazla %70’i) gider olarak kabul edilmektedir. Binek otomobil tanımı, Türk Gümrük Tarife Cetveli’nin 87.03 pozisyonu esas alınarak yapılır. Bu pozisyona giren araçlar, esas olarak insan taşımak amacıyla üretilmiş araçları ifade eder. 2. Kurye Faaliyetlerinde Kullanılan Araçlar Binek Sayılır mı? İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın değerlendirmesine göre: Cargo Tip Araçlar: Eğer aracın ön kısmında yer alan şoför ve yolcu bölümü ile arka yük taşıma bölümü arasında sabit bir panel veya bariyer varsa ve bu araç 87.03 pozisyonuna girmiyorsa, bu durumda binek otomobil sayılmaz. Dolayısıyla, bu tür araçlara ait giderlerin tamamı kurum kazancından indirilebilir. Motosikletler: İki tekerlekli motosikletler, binek araç olarak değerlendirilmez. Bu sebeple, işte kullanılması ve işletmeye dahil edilmesi şartıyla motosiklete ilişkin tüm giderler, tamamen vergi matrahından düşülebilir. 3. Binek Otomobil Olarak Sayılan Araçlarda Gider Kısıtlaması Kurye hizmeti faaliyetinde kullanılan bir araç binek otomobil olarak sınıflandırılıyorsa, bu araca ilişkin; Yakıt, Bakım, Sigorta, Amortisman gibi giderlerin sadece %70’i kurum kazancından indirilebilir. Bu oran, 2020 yılından itibaren yürürlüktedir ve sadece binek araçlar için geçerlidir. 4. Katma Değer Vergisi (KDV) Açısından Durum 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre; Giderin vergi matrahından indirilebilen kısmı için ödenen KDV de indirim konusu yapılabilir. Ancak vergi mevzuatına göre indirimi kabul edilmeyen giderlerin KDV’si, indirim konusu yapılamaz. Örneğin, binek otomobillere ilişkin yalnızca %70 oranında gider indirimi yapılabiliyorsa, bu giderlerin KDV’sinin de sadece %70’i indirilebilir. 5. Sonuç: Kurye Şirketleri Nelere Dikkat Etmeli? Araçların teknik özellikleri incelenmeli ve binek araç sınıfına girip girmediği net olarak belirlenmelidir. Cargo araçlar için arka yük bölümü ile ön yolcu bölümü arasında sabit panel olması, giderin tamamının indirilebilmesi açısından önemlidir. Motosikletler, gider kısıtlamasına tabi değildir. Ancak ticari faaliyette kullanıldığı belgelenmelidir. Araçlara ait KDV indirimi, ancak giderin kabul edilen kısmı kadar mümkündür. ÖRNEK ÖZELGE T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIİstanbul Vergi Dairesi BaşkanlığıGelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü    Sayı:E-62030549-120[40/2023]-06.03.2024Konu:Binek araçlara ait giderlerin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı  İlgi:…. İlgide kayıtlı özelge talep formunda; şirketinizin kurye hizmetleri faaliyetinde bulunduğunu, aktifinizde kayıtlı iki tekerlekli …. motosiklet ve …. Cargo Tip araçlarla kurye hizmetleri faaliyeti (….) gösterdiğiniz belirtilerek, bu araçlara ait giderlerin tamamının gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderlerin sayıldığı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde ise; “Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu bende 7194 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 1/1/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere “(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobilleri ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.)” parantez içi hükme yer verilmiştir. Konuya ilişkin detaylı açıklamalar 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanların Vergi Matrahından İndirilmesi” başlıklı beşinci bölümünde yapılmış olup, anılan Tebliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanun maddesinde yer alan binek otomobil ifadesinden Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan motorlu taşıtların anlaşılması gerekmektedir. Ambulanslar, mahkûm taşımaya mahsus arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtlar, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil edilme zorunluluğu bulunmayan ve sadece havalimanı apron bölgesi gibi belli alanlarda kullanılan taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakla birlikte binek otomobil kapsamında değerlendirilmeyecektir. 1+1, 1+3, 1+4 veya 1+7 koltuklu, şoför ve öndeki yolcunun arkasındaki kısımda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri montajı için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı montajı için sabit tertibat, aracın iç kısmının her tarafında, araçların yolcu bölümlerinde yer alan konfor özellikleri ve iç döşemeleri (örneğin: yer kaplamaları, havalandırma, iç aydınlatma, küllükler), iki yan panel boyunca arka camları bulunan (en arkada yük bölümünün sağ ve sol taraflarında cam bulunsun bulunmasın); şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunmayan kapalı kasa motorlu taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakta olup, binek otomobiller bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bu bağlamda binek otomobiller, 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller ile esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dâhil) hem insan hem eşya taşıyabilen motorlu araçlar gibi çok amaçlı araçları kapsamaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, faaliyet konunuz itibarıyla binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyetleriyle iştigal etmeyen Şirketinizin kurye hizmetleri faaliyetinde kullanmış olduğunuz … Cargo Tip aracın, şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunması ve anılan Tebliğdeki 87.03 pozisyonunda tanımlanan binek otomobiller kapsamına girmemesi halinde, bu aracınıza ilişkin yapmış olduğunuz giderlerin tamamının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür. Öte yandan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.03 pozisyonunda yer alan araçlara ait giderlerin en fazla %70’inin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı tabiidir. Diğer taraftan, iki tekerlekli … motosikletin işletmeye dahil edilmesi ve işte kullanılması kaydıyla, giderlerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı kapsamında, binek otolarda gider kısıtlamasına ilişkin sınırlamalara tabi olmaksızın, safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN: 3065 sayılı KDV Kanununun; – 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, – 29/1-a maddesinde, mükellefler yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirim konusu yapabileceği, – 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Şirketinize ait araçlara ilişkin giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. … ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER İşverenin Ödediği Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Primi Vergiden Düşer mi? 2B Arazilerde Tapu ve Vergi: İktisap Tarihi Hangi Tarih Sayılır? Eczacı Eşinize Ödenen Ücret Gider Yazılır mı? Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Verenler İçin Vergi Avantajı: %80 Gelir Vergisi… Instagram Canlı Yayın Gelirleri Vergiye Tabi mi? Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.