Muhasebe Haberleri
Sebepsiz Zenginleşme Tazminatları Gider Yazılabilir mi?
Şirketler İçin Sebepsiz Zenginleşme Tazminatının Vergisel Durumu
Türkiye’de ticari faaliyet yürüten şirketler, zaman zaman hukuki uyuşmazlıklar neticesinde sebepsiz zenginleşme davası ile karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle gayrimenkul alım satımı gibi yüksek tutarlı işlemlerde, mahkeme kararları doğrultusunda ödenen tazminatlar ve faizlerin, kurumlar vergisi beyannamesinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı konusu önemli bir vergisel değerlendirme gerektirir.
Bu yazıda, Kurumlar Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, sebepsiz zenginleşme tazminatı ve yasal faizlerin gider yazılabilme şartlarını ele alacağız.
1. Sebepsiz Zenginleşme Tazminatının Gider Yazılabilme Şartları
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesi, kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/3 maddesine göre, işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye, ilama veya kanun emrine dayanılarak ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar gider olarak yazılabilir. Burada iki temel koşul vardır:
-Tazminat, işletmenin ticari faaliyetleri ile doğrudan ilgili olmalıdır.
-Ödeme, mahkeme kararı, sözleşme veya kanun hükmü gereği yapılmalıdır.
2. Kabul Edilmeyen İndirimler Kapsamındaki Tazminatlar
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-g maddesi, şirketin kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin veya çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi tazminatların gider olarak kabul edilmeyeceğini açıkça düzenler. Bu kapsamda;
-İşle ilgisiz ödemeler,
-Şahsi kusur sonucu doğan tazminatlar,
-Ceza niteliğindeki ödemeler gider yazılamaz.
Dolayısıyla, ticari kazancın elde edilmesi veya idamesi ile illiyet bağı bulunmayan tazminatlar, kurumlar vergisi açısından indirilemez.
3. Gayrimenkul Satışı ve Sebepsiz Zenginleşme Kararı
Uygulamada, taşınmaz satışlarında yaşanan iptal veya tescil sorunları nedeniyle şirketler, mahkeme kararıyla satış bedelinin iadesine hükmedilebilmektedir.
Örneğin, bir şirketin tapuda kendi adına kayıtlı taşınmazı satmasına rağmen mahkeme kararıyla tescilin iptal edilmesi halinde, alıcı tarafından açılan sebepsiz zenginleşme davası sonucunda:
-Taşınmazın rayiç değeri tazminat olarak belirlenebilir.
-Tazminata, dava tarihinden itibaren yasal faiz eklenebilir.
-Ödeme icra yoluyla tahsil edilebilir.
4. Tazminat ile Faiz Arasındaki Vergisel Ayrım
Vergi idaresi uygulamasına göre:
–Tazminat Bedeli: Daha önce gelir olarak kaydedilmiş satış bedeline karşılık gelen kısmı, ödendiği dönemde gider yazılabilir.
–Yasal Faiz: Mahkeme kararına istinaden hesaplanan ve dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiz, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.
Bu ayrım, gider kabul edilen ve edilmeyen ödemelerin net bir şekilde belirlenmesi açısından önemlidir.
5. Sonuç ve Öneriler
Şirketlerin, sebepsiz zenginleşme tazminatı ödemelerinde vergisel açıdan şu adımlara dikkat etmesi gerekir:
Tazminatın işle ilgili olduğunun ve daha önce gelir yazıldığının belgelenmesi.
Faiz ödemelerinin kurum kazancında indirim konusu yapılamayacağını dikkate almak.
Mahkeme kararının ve ödeme belgelerinin tam ve doğru şekilde saklanması.
Bu sayede hem kurumlar vergisi beyannamesinde doğru beyan sağlanır hem de olası vergi cezalarının önüne geçilir.
Soru – Cevap (SEO uyumlu)
1. Sebepsiz zenginleşme tazminatı kurumlar vergisinde gider yazılır mı?Evet, işle ilgili ve daha önce gelir yazılmış tutara karşılık gelen tazminatlar gider yazılabilir.
2. Yasal faiz ödemeleri kurumlar vergisinde gider olarak kabul edilir mi?Hayır, özelgedeki duruma göre mahkeme kararına bağlı yasal faizler indirilemez.
3. Tazminatın gider yazılabilmesi için hangi şartlar aranır?İşle ilgili olması ve sözleşme, mahkeme kararı veya kanun emrine dayanması gerekir.
4. Gayrimenkul satış iptalinde ödenen tazminat vergiden düşülür mü?Daha önce gelir kaydedilmiş satış bedeline karşılık gelen tazminat düşülebilir.
5. Faiz ödemesi neden indirilemez?Mevzuat gereği dava tarihinden itibaren hesaplanan faiz gider olarak kabul edilmez.
6. KVK 11/g maddesi hangi tazminatları kapsar?Şirket veya yöneticilerinin suçlarından doğan maddi-manevi tazminatlar.
7. İlamsız tazminat ödemesi gider yazılabilir mi?Hayır, mahkeme kararı veya sözleşme dayanağı yoksa yazılamaz.
8. İcra yoluyla ödenen tazminatın vergisel durumu nedir?Tutarın gelir kaydı varsa buna isabet eden kısma kadar olanı gider yazılabilir, aksi halde yazılamaz.
9. Tapu iptal davası sonrası ödenen tazminat vergiden düşülür mü?Evet, ancak faiz kısmı hariç.
10. Şirketler bu konuda nasıl önlem almalı?Tüm mahkeme ve ödeme belgelerini muhafaza etmeli, beyan öncesi vergi danışmanı ile değerlendirme yapmalıdır.
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIMuğla Defterdarlığı
Sayı:E-96620903-125-…06.08.2024Konu:Şirket Tüzel Kişiliği Adına İcra Kanalı İle Ödenen Sebepsiz Zenginleşme Bedelinin Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı Hakkında
İlgi:
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kurumlar vergisi mükellefi olarak gayrimenkul alım satım faaliyetiyle iştigal ettiğiniz, şirket adına kayıtlı olan taşınmazı … tarihinde …’a sattığınız ancak Kadastro Mahkemesinin söz konusu satışa ilişkin tescili iptal etmesi nedeniyle zilyetliğin teslim edilemediği, bu nedenle … tarafından şirketinize sebepsiz zenginleşme davası açıldığı, T.C. … … Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas No: … sayılı kararıyla ödenmesine karar verilen tazminatın ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin icra kanalı ile ödendiği belirtilerek, söz konusu ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup, Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi kurum kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında indirilebilecek giderler sayılmış olup, aynı fıkranın (3) numaralı bendinde, işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak yazılabileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde, ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin ayrıca hasılattan indirebilecekleri giderler sayılmıştır. Aynı Kanunun “Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde indirim yapılmasının kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “11.8. Kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan tazminat giderleri” başlıklı bölümünde, “Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi tazminat giderleri indirim olarak dikkate alınamaz.” açıklamasına yer verilmiştir.
Bu itibarla, ödenen bir zarar ve tazminatın gider yazılabilmesi için işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine göre yapılması şarttır. İşle ilgili olmaktan kasıt ise, yapılan harcamanın ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile sıkı sıkıya bağlantısının mevcut olması yani zarar, ziyan ve tazminat ile ticari kazancın elde edilmesi ya da idamesi arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekir. İşle ilgili olmayan veya işle ilgili olsa dahi kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının şahsi kusuru nedeniyle ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.
Özelge talep formunuz ekinde yer alan T.C. … …Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas No: …, Karar No: … sayılı kararında; davanın taşınmazın satımına dayalı tazminat davası olduğu, davacının … ada … parsel sayılı taşınmazdan … metrekare hisse satın aldığı, taşınmaz hisse satış bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın tapuda devredilmediği ve davacıya teslim edilmediği, taraflar arasında geçerli bir satışın olduğu, geçerli satışlarda davacının ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle satışa konu taşınmazın rayiç değerinin isteyebilme hakkının yasa gereği olduğu, davacının edinimini yerine getirdiği halde davalının edinimini yerine getirmediği, ilgili taşınmazın şirket adına olan tapu kaydının iptaline ve dava dışı 3. kişi adına tesciline, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih olarak Kadastro Mahkemesi kararının kesinleştiği … tarihinin kabul edilerek taşınmazın bilirkişilerce belirlenen bu tarihteki rayiç değeri olan … TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafınızdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz adına kayıtlı mezkur arsa vasıflı taşınmazınızın satış bedelinin tahsil edildiği döneme ilişkin kurum kazancınızın tespitinde gelir olarak dikkate alınmış olması halinde bahse konu mahkeme kararına istinaden icra kanalı yoluyla ödenen tazminatın daha önce gelir yazdığınız tutara tekabül eden kısmının, ödemenin yapıldığı dönemde kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün olup, bahse konu mahkeme kararına istinaden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin ise kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
…
DİĞER KONULARLA İLGİLİ ÖNERİLEN İÇERİKLER
Yurt Dışı Mukimi Kurumlara Türkiye’den Verilen Mühendislik Hizmetleri %80 Kazanç İstisnasından…
Pos Cihazı ve Mobil Uygulama Üzerinden Tahsil Edilen Bahşişlerin Vergilendirilmesi
Arsası Şirket Ortağına Ait Olan Bina İnşaatı ve İndirimli Kurumlar Vergisi…
Üretim ve İhracat Kazançlarında Kurumlar Vergisi Oranının İndirimli Uygulanması
Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Uygulaması ve Yatırım Teşvik Belgelerinin Etkisi
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
