Mevzuat
Vadeli Çeklerde Şüpheli Alacak Karşılığı: Hangi Yılda Ayrılır?
İşletmeler için alacakların tahsil edilmemesi ciddi bir finansal risk oluşturur. Özellikle vadeli çeklerin karşılıksız çıkması, alacağın icra veya dava yoluyla takibe konu edilmesi gibi durumlarda, Vergi Usul Kanunu kapsamında şüpheli alacak karşılığı ayrılması önem taşır. Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 11.09.2015 tarihli özelge, 2014 ve 2015 vadeli çeklerin şüpheli duruma düşmesi üzerine hangi yılda karşılık ayrılması gerektiğini net bir şekilde açıklamaktadır.
Bu yazıda, özelgedeki olay akışı esas alınarak konu vergisel ve muhasebesel açıdan kapsamlı şekilde değerlendirilmektedir.
1. Şüpheli Alacak Karşılığının Hukuki Dayanağı
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi, hangi alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabileceğini düzenler. Kanuna göre aşağıdaki alacaklar şüpheli olarak kabul edilir:
-Dava veya icra takibine konu edilmiş alacaklar-Protesto edilmiş veya yazılı olarak defalarca istenmesine rağmen ödenmeyen küçük alacaklar
Bu koşullar sağlandığında işletme, söz konusu alacak için pasifte karşılık ayırabilir.
2. Şüpheli Alacakta En Kritik Kural: “Karşılık, Alacağın Şüpheli Hale Geldiği Yılda Ayrılır”
Özelgede özellikle altı çizilen temel kural şudur:
–Alacak hangi yıl şüpheli hale geldiyse, karşılık mutlaka o yıl ayrılmalıdır.-Şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayrılmamışsa, sonraki yıllarda karşılık ayrılması mümkün değildir.
Bu kural, muhasebede dönemsellik ilkesinin doğal bir sonucudur.
3. Vadeli Çeklerde Dava/İcra Takibi Ne Zaman Başlatılabilir?
Vadeli çeklerde, çek üzerinde yazılı olan düzenleme tarihinden önce dava veya icra takibi yapılması hukuken mümkün değildir.
Dolayısıyla:
2015 vadeli bir çek, 2014 yılında karşılıksız çıksa bile
Düzenleme tarihinden önce icra takibi yapılamayacağı için
2014 yılında şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz.
Bu çekler ancak vade tarihinde tahsil edilememişse ve icra/dava işlemine konu edilmişse şüpheli hale gelir.
4. Özelgedeki Olayın Değerlendirilmesi
Mükellef, 2014 yılında satışlarından kaynaklanan alacaklar için:
2014 ve 2015 vadeli çekler almıştır,
2014 yılı Aralık ayında Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açarak icra takibi başlatmıştır,
Bu durum üzerine şüpheli alacak karşılığının hangi yıl ayrılacağı konusunda tereddüt oluşmuştur.
Özelgeye göre:
-2014 vadeli çekler
Çekin vadesi 2014’tedir.
Dava/İcra takibi 2014 yılında başlamıştır.
Dolayısıyla alacak 2014 yılında şüpheli hale gelmiştir ve karşılık da 2014’te ayrılmalıdır.
Eğer 2014’te ayrılmazsa daha sonraki yıllarda ayrılması mümkün değildir.
-2015 vadeli çekler
Düzenleme tarihinden önce icra takibi yapılamaz.
Bu nedenle 2014 yılında şüpheli alacak karşılığı ayrılması hukuken mümkün değildir.
Ancak 2015 yılında vade geldiğinde ödenmezse ve icra/dava başlatılırsa, 2015 yılı şüpheli yılı olur.
5. Tahsil Edilen Şüpheli Alacağın Muhasebesi
Şüpheli alacaklar sonradan tahsil edilirse:
–Tahsil edilen tutar, tahsil edildiği yıl gelir olarak kaydedilir.(Kar-zarar hesabına intikal ettirilir.)
6. Özelgeden Çıkan Temel Sonuçlar
Bu özelge, vadeli çeklerin şüpheli alacak karşılığı uygulamasında özellikle iki önemli hususu netleştirmektedir:
1. Şüpheli alacak karşılığı, alacağın şüpheli hale geldiği yılda ayrılır.
Sonraki yıllarda ayrılması mümkün değildir.
2. Vadeli çeklerde icra/dava takibi vade tarihinden önce başlatılamaz.
Bu nedenle alacak, vade tarihinden önce şüpheli sayılmaz.
Sonuç
Balıkesir Vergi Dairesi’nin özelgesine göre, vadeli çeklerin şüpheli alacak karşılığına konu edilmesi için:
-Çekin vadesi geçmiş olmalı,-Borç ödenmemiş olmalı,-Dava veya icra takibi başlatılmış olmalı,-Karşılık, alacağın şüpheli hale geldiği yılda ayrılmalıdır.
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIBALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı:58889402-105[323.Mad.2015/127-1036]-8011/09/2015Konu:Vadeli Çekler İçin Alacak Takibi Başlatılması Durumunda Şüpheli Alacaklar Karşılığı Ayrılıp Ayrılamayacağı
Başkanlığımıza vermiş olduğunuz ilgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 2014 yılı içinde gerçekleşen mal satışlarınızdan kaynaklanan alacaklarınıza karşılık almış olduğunuz 2014 ve 2015 yılları vadeli çeklerin şüpheli duruma düşmesi üzerine Aralık/2014 ayı içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açarak icra takibi başlattığınız belirtilerek, çeklerin vadelerinin 2014 ve 2015 yılları olması dolayısıyla şüpheli alacaklar karşılığını ne şekilde ayıracağınızın bildirilmesi istenilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Şüpheli Alacaklar” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde; “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1- Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2- Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkan bulunmamaktadır.
Diğer yandan, şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olmamaktadır. Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.
Karşılıksız çıkan çekin karşılıksız çıktığına ilişkin kaydın yapıldığı dönem itibariyle dava veya icra takibine başlanılması gerekmekte olup, bu dönemde karşılık ayrılmayan alacaklar için müteakip yıllarda karşılık ayrılması mümkün değildir.
Buna göre, tahsil kabiliyeti olmadığından dolayı dava safhasında bulunan 2014 vadeli çeklerinize ilişkin alacağınız için alacağın şüpheli hale geldiği yılda 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre şüpheli alacak karşılığı ayırmanız gerekmekte olup, bu yılda karşılık ayrılmaması durumunda sonraki yıllarda karşılık ayrılması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan; ileri tarihli düzenlenen çeklerin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce dava açılması veya icra takibi yapılması mümkün olmadığından, söz konusu düzenleme tarihinden önce bu çeklerden kaynaklanan alacakların şüpheli alacak kapsamında değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, karşılık ayrılan alacağınızın sonradan tahsil edilmesi halinde, tahsil edilen miktarın tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabınıza intikal ettirilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Şirket Ortağına Ait Tescilli Markaların Kullanımında Belge Düzeni, Gelir Vergisi ve KDV Uygulaması
Serbest Meslek Kazancının Temlik Edilmesi Halinde Serbest Meslek Makbuzunun Kimin Adına Düzenleneceği
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
