Mevzuat
Yarış Atı Yetiştiriciliği Vergiye Tabi midir?
Yarış Atı Yetiştiriciliğinde Vergilendirme: Defter Tutma ve Tevkifat Esasları
Giriş
Türkiye’de yarış atı yetiştiriciliği, hem sportif hem de ekonomik yönüyle özel bir faaliyet alanı olarak değerlendirilir. Bu faaliyet, Gelir Vergisi Kanunu’na göre zirai kazanç kapsamına girer ve diğer tarımsal faaliyetler gibi özel vergilendirme hükümlerine tabidir.Peki, yarış atı yetiştiricileri defter tutmak zorunda mı? Hangi durumlarda gelir vergisi tevkifatı nihai vergi sayılır? Bu yazıda, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 03.10.2018 tarihli özelgesi doğrultusunda bu sorulara açıklık getiriyoruz.
Yarış Atı Yetiştiriciliği Zirai Faaliyet Kapsamında mıdır?
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 52. maddesi, zirai faaliyeti; “üretme, yetiştirme, ıslah veya tabiattan yararlanma yoluyla hayvan ve bitki ürünleri elde edilmesi” olarak tanımlar.Bu tanıma göre, yarış atı yetiştiriciliği de zirai faaliyet olarak değerlendirilir. Dolayısıyla bu faaliyetten doğan gelirler “zirai kazanç” niteliğindedir.
Zirai Kazançlarda Vergilendirme Esasları
Zirai kazançlar iki şekilde vergilendirilebilir:
Tevkifat Yoluyla Vergilendirme (Stopaj Usulü):Küçük ölçekli çiftçilerin (belirli işletme büyüklüğünü aşmayanların) gelirleri, kendilerine ödeme yapan kişi veya kurumlar tarafından kaynakta kesinti (tevkifat) yapılarak vergilendirilir. Bu durumda çiftçi ayrıca beyanname vermez.
Gerçek Usulde Vergilendirme:Belirli büyüklük ölçülerini aşan çiftçiler ise kazançlarını gerçek usulde beyan etmek zorundadır. Bu durumda zirai işletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğü doğar.
İşletme Büyüklüğü Ölçüsü: 150 Büyükbaş Hayvan Sınırı
Gelir Vergisi Kanunu’nun 54. maddesi, yarış atı yetiştiriciliği için işletme büyüklüğü ölçüsünü 150 büyükbaş hayvan olarak belirlemiştir.Buna göre:
Eğer yetiştirilen at sayısı 150’nin altındaysa, yapılan ödemelerden kesilen vergi (tevkifat) nihai vergi niteliğindedir.Bu durumda defter tutulmaz, beyanname verilmez.
Eğer at sayısı 150’yi aşıyorsa, kazanç gerçek usulde vergilendirilir ve defter tutma zorunluluğu doğar.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. Maddesi ve Tevkifat Uygulaması
Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/11. maddesi, çiftçilere yapılan zirai ürün ve hizmet ödemelerinde gelir vergisi tevkifatı yapılacağını düzenler.Bu kapsamda, yarış atı yetiştiriciliği faaliyetlerinden elde edilen teşvik, prim, ikramiye veya benzeri ödemelerden de kaynakta kesinti yapılır.Kesilen bu vergi, işletme büyüklüğü ölçüsünü aşmayan yetiştiriciler için nihai vergi sayılır.
Defter Tutma Yükümlülüğü Nasıl Belirlenir?
Vergi Usul Kanunu’nun 171, 172 ve 173. maddelerine göre defter tutma yükümlülüğü şu şekilde belirlenir:
Ticaret erbabı, serbest meslek sahipleri ve gerçek usulde vergilendirilen çiftçiler defter tutmak zorundadır.
Ancak gelir vergisinden muaf çiftçiler ve gerçek usulde vergilendirilmeyenler için defter tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, yarış atı yetiştiriciliği faaliyeti gerçek usule tabi değilse defter tutulmaz. Ancak 150 hayvan sınırının aşılması durumunda zirai işletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutulması gerekir.
Yarış Atı Yetiştiriciliğinde Vergi Tevkifatı Nasıl Uygulanır?
219 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ne göre, yarış atı yetiştirici ve sahiplerine yapılan ödemeler (teşvik, prim, ikramiye vb.) üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/11-a bendi kapsamında tevkifat yapılır.Bu kesinti, işletme büyüklüğü ölçüsünü aşmayan yetiştiriciler için nihai vergidir.
Yani, yarış atı yetiştiricisi:
Defter tutmaz,
Beyanname vermez,
Ek vergi ödemez.
Kesilen stopaj, gelir vergisinin tamamını oluşturur.
Gerçek Usule Geçiş Durumu
Eğer yetiştirilen at sayısı 150’yi geçerse, çiftçi artık gerçek usule geçer.Bu durumda:
Vergilendirme, zirai işletme hesabı veya bilanço esasına göre yapılır,
Defter tutma ve dönemsel beyanname verme zorunluluğu başlar,
Gider ve gelir kalemleri detaylı olarak kaydedilmelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşüne göre;yarış atı yetiştiriciliği zirai faaliyettir ve bu faaliyetten elde edilen kazanç, Gelir Vergisi Kanunu’nun 52 ve 94. maddeleri çerçevesinde tevkifat yoluyla vergilendirilir.At sayısı 150’yi aşmayan yetiştiriciler, defter tutmak veya beyanname vermek zorunda değildir.Ancak, bu sınır aşıldığında mükellefiyet tesis ettirilir ve gerçek usule göre vergilendirme yapılır.
10 Soru 10 Cevap Tablosu
SoruCevapYarış atı yetiştiriciliği hangi kazanç türüne girer?Gelir Vergisi Kanunu’na göre zirai kazançtır.Yarış atı yetiştiricileri defter tutmak zorunda mı?At sayısı 150’yi aşmıyorsa hayır, aşıyorsa evet.Hangi durumda gerçek usule geçilir?Yetiştirilen at sayısı 150’nin üzerinde ise.150 at sınırı neyi ifade eder?İşletme büyüklüğü ölçüsüdür; bu sınır aşıldığında defter tutma zorunluluğu doğar.Yarış atı yetiştiriciliğinde vergi nasıl kesilir?Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/11. maddesine göre tevkifat yoluyla.Kesilen stopaj nihai vergi midir?Evet, 150 atın altındaki işletmeler için nihai vergidir.Tevkifat oranı kim tarafından uygulanır?Ödemeyi yapan kurum veya kuruluş tarafından uygulanır.Gerçek usulde vergilendirilenler hangi defteri tutar?Zirai işletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutar.Beyanname verme zorunluluğu kimler için vardır?150 at sınırını aşan yetiştiriciler için vardır.Gelir İdaresi’nin bu konudaki görüşü nedir?150 atın altında kalan yetiştiriciler beyanname vermez ve defter tutmaz.
ÖRNEK ÖZELGE
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü
Sayı:67854564-105[1741-6106]-E.38457203.10.2018Konu:Yarış atı yetiştiriliciğinde vergilendirme
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 219 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin“6.2. Yarış Atı Yetiştirici ve Sahiplerinin Vergilendirilmesi” başlıklı bölümünde bahsi geçen yarış atı yetiştiricisi ve sahibi olduğunuz, yarışan at sayısına göre hipodromlarda seyis çalıştırdığınız, bu seyislerin maaşlarını ve SGK primlerini ödemekten başka düzenli giderinizin olmadığı, zirai kazançlarınızın … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi … İkt. İşl. tarafından tevkifat yapılmak suretiyle ilgili dönemlerinde beyan edilerek ödendiği belirtilerek, resmi defter tutmak zorunda olup olmadığınız hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında, zirai faaliyetten doğan kazancın zirai kazanç olduğu, ikinci fıkrasında ise zirai faaliyetin; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade ettiği, aynı maddenin yedinci fıkrasında ise yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelere zirai işletme bu işletmeleri işleten gerçek kişilere (Adi şirketler dahil), vergiye tabi olsun veya olmasınlar, çiftçi ve bu faaliyetler neticesinde istihsal olunan maddelere de mahsul denildiği belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 53 üncü maddesinde, çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançların, bu Kanunun 94 üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirileceği, 54 üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançlarının gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirileceği, kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin bu kazançları için beyanname vermeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 54 üncü maddesinde, yarış atı yetiştiriciliği faaliyetinden dolayı zirai kazancın gerçek usulde tespiti bakımından bir takvim yılı içinde dikkate alınacak işletme büyüklüğü ölçüsü, büyükbaş hayvanlar için 150 adet olarak belirlenmiştir.
Yine aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde, vergi tevkifatı yapmakla yükümlü kişi, kurum ve kuruluşlarca çiftçilerden satın alınan zirai ürünler ve hizmetler için yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 219 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “6.2.Yarış Atı Yetiştirici ve Sahiplerinin Vergilendirilmesi” başlıklı bölümünde; “41.Yarış atı yetiştirici ve sahiplerine yapılan ödemelerden (teşvik primi ve ikramiye gibi ödemeler dahil) Gelir Vergisi Kanunu’nun 94′ ncü maddesinin birinci fıkrasının 11 numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. İşletme büyüklüğü ölçüsünü aşmayan çiftçilere yapılan bu tür ödemelerden kesilen vergi bunların nihai vergisi olacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
– 171 inci maddesinde, mükelleflerin bu Kanuna göre tutmaları gereken defterleri vergi uygulaması bakımından maddede yazılı maksatları taşıyacak şekilde tutacakları,
– 172 nci maddesinde, ticaret ve sanat erbabının, ticaret şirketlerinin, iktisadi kamu müesseselerinin, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin, serbest meslek erbabının ve çiftçilerin defter tutmaya mecbur oldukları,
– 173 üncü maddesinde, Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hakkında, defter tutma mecburiyetinin uygulanmayacağı
hükme bağlanmıştır. Mezkûr Kanunun 213 ve 214 üncü maddelerinde de zirai kazançlarda defter tutmaya ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Buna göre, yapmakta olduğunuz yarış atı yetiştiriciliği faaliyeti zirai faaliyettir. Yarış atı yetiştiriciliği faaliyeti nedeniyle tarafınıza yapılan ödemelerden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup kesilen bu vergiler, sahip olduğunuz hayvan sayısının 150’yi aşmaması halinde nihai vergi niteliğinde olacak ve zirai kazancınız için gerçek usulde mükellefiyet tesis ettirme, defter tutma ve beyanname verme yükümlülüğünüz bulunmayacaktır.
Ancak, sahip olduğunuz hayvan sayısının 150’yi aşması halinde ise zirai kazancınızın gerçek usulde vergilendirileceği ve buna göre zirai işletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutmanız gerekeceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Ödemenin farklı kanallardan yapılması faturanın muhatabını değiştirir mi
Kaynak: GİB Özelge
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
