Mevzuat
Yurt Dışı İştirak Kazançlarında Yeni Dönem: %20 İştirak Oranıyla %80 Kurumlar Vergisi İstisnası
30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kurumlar Vergisi Kanununun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının “b” bendinin üçüncü paragrafı kapsamında önemli bir oran değişikliği yapılmıştır.
Buna göre, yurt dışı iştirakinin ödenmiş sermayesinin en az %20’sine sahip olunması durumunda uygulanacak istisna oranı %80 olarak belirlenmiştir.
Düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ilişkin gelir ve kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.
Yurt Dışı İştirak Kazancı İstisnası Nedir?
Yurt dışı iştirak kazancı istisnası, Türkiye’de kurumlar vergisi mükellefi olan şirketlerin, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim veya limited şirket niteliğindeki yabancı kurumlardan elde ettikleri kâr paylarının belirli şartlarla kurumlar vergisinden istisna edilmesini sağlayan bir düzenlemedir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-b maddesinde yer alan bu istisna, Türk şirketlerinin yurt dışındaki iştiraklerinden elde ettikleri kâr paylarının Türkiye’de tekrar vergilendirilmesini sınırlamayı ve uluslararası yatırımları teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
Yeni Karar Ne Getirdi?
11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kurumlar Vergisi Kanunu 5/1-b kapsamında, yurt dışı iştirak kazançları istisnasında iştirak edilen kurumun ödenmiş sermayesinin en az %20’sine sahip olunması şartıyla uygulanacak istisna oranı %80 olarak belirlenmiştir.
Bu düzenleme, özellikle yurt dışında iştirak yatırımı bulunan Türkiye’deki kurumlar için önemli bir vergi avantajı doğurmaktadır. Artık, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %20’sine sahip olan kurumlar, şartların sağlanması halinde elde ettikleri iştirak kazancının %80’ini kurumlar vergisi matrahı dışında bırakabilecektir.
Başka bir ifadeyle, yurt dışı iştirakten elde edilen kâr payının yalnızca %20’lik kısmı kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilecek; %80’lik kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilebilecektir.
Bu Düzenleme Hangi Kazançları Kapsar?
Bu düzenleme, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim veya limited şirket niteliğindeki yabancı kurumlardan elde edilen iştirak kazançlarını ilgilendirmektedir.
Dolayısıyla düzenlemenin uygulanabilmesi için öncelikle yurt dışındaki şirketin;
Anonim şirket veya limited şirket niteliğinde olması,
Kanuni merkezinin Türkiye dışında bulunması,
İş merkezinin Türkiye dışında bulunması,
Türkiye’de kurumlar vergisi mükellefi olan bir şirket tarafından iştirak edilmiş olması,
İştirak payını elinde tutan Türkiye’deki kurumun, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %20’sine sahip olması,
elde edilen iştirak kazancının kurumlar vergisi beyannamesi süreci bakımından doğru şekilde beyan edilmesi gerekir.
%80 İstisna Ne Anlama Geliyor?
%80 istisna, yurt dışı iştirak kazancının tamamının değil, %80’lik kısmının kurumlar vergisinden istisna edilmesi anlamına gelir.
Örneğin, Türkiye’de kurumlar vergisi mükellefi olan (A) A.Ş.’nin, Almanya’da kurulu )B) GmbH’nin ödenmiş sermayesinin %25’ine sahip olduğunu varsayalım. (A) A.Ş., bu yurt dışı iştirakinden 2026 yılında 10.000.000 TL kâr payı elde etmiş olsun.
Bu durumda, yeni karar kapsamında şartların sağlanması halinde;
AçıklamaTutarYurt dışı iştirak kazancı10.000.000 TLİstisna oranı%80Kurumlar vergisinden istisna edilecek tutar8.000.000 TLVergiye tabi olacak tutar2.000.000 TL
Bu örnekte, (A) A.Ş.’nin yurt dışı iştirakten elde ettiği 10.000.000 TL kazancın 8.000.000 TL’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilecek, 2.000.000 TL’lik kısmı ise vergiye tabi kurum kazancının hesabında dikkate alınacaktır.
%20 Ödenmiş Sermaye Şartı Neden Önemlidir?
Yeni kararın en dikkat çekici yönü, yurt dışı iştirak kazancı istisnasında ödenmiş sermayeye sahip olma oranının en az %20 olarak belirlenmesidir.
Bu oran, yurt dışı iştirakte belirli bir ekonomik ağırlığa sahip olan Türkiye’deki kurumların istisnadan yararlanabilmesi açısından önemlidir. Şirketin yurt dışındaki iştirakte yalnızca sembolik veya çok düşük oranlı bir paya sahip olması, bu düzenleme kapsamında yeterli görülmemektedir.
Ödenmiş sermaye oranının en az %20 olması, iştirak ilişkisinin mali ve hukuki olarak belirli bir düzeyde olduğunu gösterir. Bu nedenle, uygulamada şirketlerin yurt dışı iştirakteki sermaye payı, ortaklık belgeleri, sermaye taahhütleri, ödeme kayıtları ve pay defteri bilgileri dikkatle incelenmelidir.
Klasik Yurt Dışı İştirak Kazancı İstisnası ile Bu Düzenleme Karıştırılmamalıdır
Kurumlar Vergisi Kanunu 5/1-b maddesinde yurt dışı iştirak kazançlarına ilişkin farklı uygulamalar bulunmaktadır. Yurt dışı iştirak kazancı istisnasında, iştirak oranı, elde tutma süresi, yurt dışındaki vergi oranı ve tutarı ile yurt dışı kazancın Türkiye’ye transferi gibi şartlar birlikte değerlendirilmektedir. Kanun metninde, iştirak payını elinde tutan şirketin yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una sahip olması, iştirak payının en az bir yıl süreyle elde tutulması ve diğer bazı şartların sağlanması düzenlenmiştir.
11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan düzenleme ise özellikle 5/1-b bendinin üçüncü paragrafındaki istisna oranını ve bu oranla bağlantılı sermaye payı şartını ilgilendirmektedir. Bu nedenle her somut olayda, şirketin hangi istisna rejimi kapsamında değerlendirme yapacağı ayrıca analiz edilmelidir.
Yurt Dışı İştirak Kazancının Türkiye’ye Transferi Önemli midir?
Evet. Yurt dışı iştirak kazançları bakımından Türkiye’ye transfer şartı uygulamada kritik öneme sahiptir. İştirak kazancının elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi, bu tür istisna uygulamalarında dikkat edilmesi gereken temel konulardan biridir.
Bu nedenle yurt dışından elde edilen kâr payının;
-Banka kanalıyla Türkiye’ye getirilmesi,
-Transfer tarihinin açık şekilde belgelenmesi,
-Kâr dağıtım kararının muhafaza edilmesi,
-Yurt dışındaki şirketten alınan belgelerin saklanması,
-Türkiye’deki muhasebe kayıtlarına doğru şekilde intikal ettirilmesi,
gerekmektedir.
Hangi Şirketler Bu Düzenlemeden Etkilenir?
Bu karar özellikle aşağıdaki şirketler açısından önem taşımaktadır:
-Yurt dışında anonim veya limited şirket niteliğinde iştiraki bulunan Türkiye’deki kurumlar,
-Yurt dışı şirketlerden kâr payı elde eden tam mükellef kurumlar,
-Uluslararası grup şirketleri,
-Yurt dışında üretim, ticaret, teknoloji, lojistik, finans dışı hizmet veya yatırım şirketlerine iştirak eden Türk şirketleri,
-Yabancı ülkelerde şirket kurarak faaliyetlerini büyüten Türkiye merkezli işletmeler,
-Yurt dışı iştiraklerinden temettü geliri elde etmeyi planlayan holding ve grup şirketleri.
Bu kapsamda, 2026 yılından itibaren yurt dışı iştirak kazancı elde eden kurumların, yeni %20 iştirak oranı ve %80 istisna oranını dikkate alarak kurumlar vergisi pozisyonlarını yeniden değerlendirmeleri gerekir.
Muhasebe ve Beyanname Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yurt dışı iştirak kazancı istisnası yalnızca vergi beyannamesinde yapılan basit bir indirim işlemi olarak görülmemelidir. Bu istisnanın uygulanabilmesi için muhasebe kayıtlarının, kâr dağıtım belgelerinin, yabancı şirket evraklarının ve banka transfer kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması gerekir.
Özellikle şu belgelerin dosyada bulunması önemlidir:
-Yurt dışı iştirak şirketinin ana sözleşmesi,
-Ortaklık oranını gösteren belgeler,
-Ödenmiş sermaye tutarını gösteren kayıtlar,
-Kâr dağıtım kararı,
-Temettü ödeme belgeleri,
-Banka transfer dekontları,
-Yurt dışı şirketin mukimlik ve faaliyet belgeleri,
-Yurt dışı iştirak kazancının Türkiye’ye intikal ettiğini gösteren muhasebe kayıtları.
Eksik belge veya hatalı sınıflandırma, istisna uygulamasının vergi incelemelerinde eleştiri konusu yapılmasına neden olabilir.
Vergi Planlaması Açısından Değerlendirme
Yeni karar, yurt dışı iştirak kazançlarının Türkiye’de vergilendirilmesi bakımından önemli bir avantaj sağlamaktadır. İştirak oranının en az %20 olarak belirlenmesi ve istisna oranının %80’e çıkarılması, yurt dışı yatırımı bulunan kurumlar için daha elverişli bir vergi planlaması imkânı sunmaktadır.
Ancak bu avantajdan yararlanmak için işlem yapısının baştan doğru kurulması gerekir. Yurt dışı şirketin hukuki niteliği, iştirak oranı, kâr dağıtım tarihi, transfer süresi ve Türkiye’deki beyan süreci birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle grup şirketleri bakımından, yurt dışı iştiraklerden elde edilecek temettülerin hangi hesap döneminde dağıtılacağı ve Türkiye’ye ne zaman transfer edileceği önceden planlanmalıdır.
Sonuç
30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kurumlar Vergisi Kanunu 5/1-b kapsamında yurt dışı iştirak kazançlarına ilişkin önemli bir oran değişikliği yapılmıştır.
Yeni düzenleme uyarınca, yurt dışı iştirakinin ödenmiş sermayesinin en az %20’sine sahip olan kurumlar için uygulanacak istisna oranı %80 olarak belirlenmiştir. Bu düzenleme, yurt dışı şirketlerden kâr payı elde eden Türkiye’deki kurumlar açısından önemli bir kurumlar vergisi avantajı sağlayabilecek niteliktedir.
Bununla birlikte, istisnanın uygulanmasında yalnızca oranlara bakılması yeterli değildir. Yurt dışı iştirakin hukuki niteliği, iştirak oranı, kazancın niteliği, Türkiye’ye transfer şartı, muhasebe kayıtları ve beyanname süreci birlikte değerlendirilmelidir.
______________________________________
İLİNTİLİ İÇERİK
Yurt Dışına Verilen Bazı Hizmetlerde Kurumlar Vergisi İndirimi %100 Oldu.
Yurt Dışına Verilen Bazı Hizmetlerde Gelir Vergisi İndirimi %80’den %100’e çıkarıldı!
Yurt dışındaki şirkete %20 ortaksanız elde edilen kar payının yarısı vergi dışı hale getirildi
Yurt dışından elde edilen kar payında ortaklık oranı düşürüldü, Hizmet ihracının tamamı vergiden istisna edildi
______________________________________
MUHASEBE MESLEK MENSUPLARINA YÖNELİK HESAPLAMA PROGRAMLARI İÇİN BAĞLANTI…
Kaynak: Resmi Gazete – 30.04.2026
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Yazının yayımlandığı tarihten önceki ve/veya sonraki tarihte içerikteki bilginin güncel olmayabileceğini, geçici veya kalıcı olarak başka yasal düzenlemeler olabileceğini göz önünde bulundurunuz ve kendi durumunuza özel doğru bilgi için konuyla ilgili meslek erbabına/uzmanına danışmanız menfaatinize olacağını unutmayınız. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. İçeriğin tamamı veya bir kısmı ticari amaçla izinsiz kopyalanamaz aksi durumda yasal işlem yapılır.
