24 Ağustos 2026 , Pazartesi
Mevzuat

Yurt Dışına Verilen Bazı Hizmetlerde Gelir Vergisi İndirimi %80’den %100’e çıkarıldı!

30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının 13 numaralı bendi uyarınca uygulanacak indirim oranı %100 olarak belirlenmiştir. Önceki indirim oranı %80 olarak uygulanıyordu. Karar, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme, özellikle Türkiye’den yurt dışındaki kişi ve kurumlara belirli hizmetleri sunan gelir vergisi mükellefleri açısından önemli bir vergi avantajı doğurmaktadır. Daha önce belirli şartlarla kazancın %80’lik kısmı gelir vergisi matrahından indirilebilirken, yeni kararla birlikte kapsama giren kazancın tamamının indirim konusu yapılabilmesinin önü açılmıştır. Gelir Vergisi Kanunu 89/13 İndirimi Nedir? Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi, yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinde yapılabilecek bazı indirimleri düzenlemektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının 13 numaralı bendi ise Türkiye’den yurt dışındaki kişi ve kurumlara verilen bazı hizmetlerden elde edilen kazançlara ilişkindir. Bu düzenleme genel olarak, Türkiye’de verilen ancak yurt dışında yararlanılan belirli hizmetlerden elde edilen kazançların, şartların sağlanması halinde gelir vergisi matrahından indirilmesine imkân tanımaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı özelgelerinde de bu kapsamda mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme ve veri analizi gibi hizmet alanlarına atıf yapılmaktadır. (Gelir İdaresi Başkanlığı) Yeni Kararla Ne Değişti? 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelir Vergisi Kanununun 89/13 maddesi kapsamında uygulanacak indirim oranı %100 olarak belirlenmiştir. Bu değişiklik, kapsama giren hizmetlerden elde edilen kazancın tamamının, gerekli şartların sağlanması halinde yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılabileceği anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de gelir vergisi mükellefi olan bir kişi veya işletme, yurt dışındaki müşterilere kanunda sayılan nitelikte hizmet veriyor ve bu hizmetten yurt dışında yararlanılıyorsa, elde ettiği kazancı belirli şartlarla gelir vergisi matrahından tamamen indirebilecektir. Bu Düzenleme Hangi Hizmetleri İlgilendiriyor? Gelir Vergisi Kanunu 89/13 uygulaması, her türlü hizmet gelirini otomatik olarak kapsamaz. Düzenleme belirli hizmet alanlarına yöneliktir. Bu kapsamda özellikle aşağıdaki hizmetler öne çıkmaktadır: -Mimarlık hizmetleri -Mühendislik hizmetleri -Tasarım hizmetleri -Yazılım hizmetleri -Tıbbi raporlama hizmetleri -Muhasebe kaydı tutma hizmetleri -Çağrı merkezi hizmetleri -Ürün testi hizmetleri -Sertifikasyon hizmetleri -Veri saklama hizmetleri -Veri işleme hizmetleri -Veri analizi hizmetleri İlgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle belirlenen mesleki eğitim hizmetleri İlgili bakanlığın izni ve denetimine tabi eğitim ve sağlık hizmetleri Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hizmetin yalnızca yurt dışındaki müşteri adına faturalandırılması değildir. Hizmetten fiilen yurt dışında yararlanılması da önemlidir. Gelir İdaresi uygulamalarında, hizmetin yurt dışındaki kişi veya kurumun Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili olmaması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır. (Muhasebe News) %100 İndirim Ne Anlama Geliyor? %100 indirim, kapsama giren kazancın tamamının gelir vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapılabilmesi anlamına gelir. Bu nedenle düzenleme, özellikle yazılım geliştiriciler, mühendisler, tasarımcılar, veri analizi hizmeti sunanlar, sağlık ve eğitim hizmeti veren gelir vergisi mükellefleri bakımından önemli bir vergi planlama alanı oluşturabilir. Örneğin, Türkiye’de gelir vergisi mükellefi olan bir yazılım uzmanının, yurt dışında mukim bir şirkete yazılım geliştirme hizmeti verdiğini ve bu hizmetten tamamen yurt dışında yararlanıldığını varsayalım. Bu mükellefin söz konusu hizmetten 2026 yılında 2.000.000 TL kazanç elde etmesi ve kanuni şartları sağlaması halinde, bu kazancın tamamı gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılabilecektir. Eski uygulamada indirim oranı %80 olduğundan, kazancın tamamı değil yalnızca %80’lik kısmı vergi matrahından indirilebiliyordu. Yeni düzenleme ile kapsama giren kazanç için gelir vergisi yükü ortadan kaldırılmıştır. Artık bu kazançlar için hiç gelir vergisi ödenmeyecektir. İndirimden Yararlanmak İçin Temel Şartlar Nelerdir? Gelir Vergisi Kanunu 89/13 kapsamında %100 indirim uygulanabilmesi faaliyetin yurt dışına yönelik olması zorunluluğu ile birlikte yasada sayılan diğer şartların da sağlanması gerekir. 1- Hizmetin Türkiye’de verilmesi, hizmetten sadece yurt dışında yararlanılması gerekir. 2- Müşterinin Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişi olması veya işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi yurt dışında bulunan bir işletme olması zorunludur. 3- Hizmet kazancının, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekir. Gelir İdaresi ayrıca anılan hizmetlere ilişkin Türkiye’ye transfer edildiğinin belgelendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Örnek olarak 2026 yılında anılan geliri elde eden kişilerin bu gelirlerini 2027 Yılı Mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesinin verileceği tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekir. Fatura ve Belgelendirme Süreci Neden Önemlidir? Bu indirimden yararlanmak isteyen mükelleflerin belge düzenine özel dikkat göstermesi gerekir. Faturanın veya serbest meslek makbuzunun yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi, hizmetin niteliğinin açıkça gösterilmesi ve tahsilatın banka kayıtlarıyla izlenebilir olması uygulamada önemlidir. Ayrıca hizmetten yurt dışında yararlanıldığını destekleyen sözleşme, e-posta yazışmaları, proje teslim belgeleri, hizmet raporları, banka dekontları ve muhasebe kayıtları muhafaza edilmelidir. Özellikle dijital hizmetlerde, hizmetin gerçekten yurt dışındaki müşteri için verildiği ve Türkiye’deki bir faaliyetle bağlantılı olmadığı açık şekilde ortaya konulmalıdır. Serbest Meslek Erbabı İçin Uygulama Nasıl Olur? Türkiye’de serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösteren bir yazılımcı, tasarımcı, mühendis veya danışman, yurt dışında mukim bir müşteriye Gelir Vergisi Kanunu 89/13 kapsamında sayılan hizmetlerden birini sunuyorsa bu düzenlemeden yararlanabilir. Ancak burada faaliyetin niteliği dikkatle değerlendirilmelidir. Örneğin, yalnızca genel danışmanlık hizmeti verilmesi her durumda bu kapsama girmeyebilir. Hizmetin kanunda sayılan alanlardan biriyle doğrudan bağlantılı olması gerekir. Bu nedenle, hizmet açıklamalarının fatura ve sözleşmelerde açık, teknik ve doğru şekilde yer alması önemlidir. Sağlık ve Eğitim Hizmetlerinde Uygulama Gelir Vergisi Kanunu 89/13 kapsamındaki düzenleme, belirli şartlarla eğitim ve sağlık hizmetlerini de kapsayabilmektedir. Ancak bu alanlarda ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olma şartı özel önem taşır. Sağlık hizmetlerinde, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen hizmetler bakımından değerlendirme yapılır. Eğitim hizmetlerinde ise ilgili mevzuat ve izin süreçleri dikkate alınmalıdır. Bu nedenle sağlık ve eğitim sektöründe faaliyet gösteren mükelleflerin yalnızca yurt dışından gelir elde etmiş olmaları yeterli değildir; faaliyet izinleri, denetim şartları ve hizmetten yararlanma yeri ayrıca değerlendirilmelidir. Hizmet İhracatı ile Gelir Vergisi İndirimi Karıştırılmamalıdır Uygulamada hizmet ihracatı kavramı genellikle KDV, döviz tahsilatı ve gelir vergisi indirimi yönleriyle birlikte değerlendirilmektedir. Ancak bu düzenlemelerin her biri farklı şartlara bağlıdır. Bir hizmetin KDV açısından hizmet ihracı sayılması, otomatik olarak Gelir Vergisi Kanunu 89/13 kapsamında %100 indirim uygulanacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde yurt dışına fatura kesilmiş olması da tek başına yeterli değildir. Gelir vergisi indirimi açısından hizmetin kanunda sayılan faaliyetlerden olması, yurt dışındaki kişi veya kuruma verilmesi, hizmetten yurt dışında yararlanılması ve kazancın süresinde Türkiye’ye transfer edilmesi birlikte aranmalıdır. Basit Bir Örnekle Yeni Uygulama Türkiye’de gelir vergisi mükellefi olarak faaliyet gösteren Bay (A), yurt dışında yerleşik bir teknoloji şirketine veri analizi hizmeti vermektedir. Hizmet Türkiye’den sunulmakta, analiz sonuçları yurt dışındaki şirketin yurt dışı operasyonlarında kullanılmaktadır. Bay (A), 2026 yılında bu hizmetten 1.500.000 TL kazanç (Kazanç=Gelir-Maliyet+Gider) elde etmiş ve kazancın tamamını yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer etmiştir. Bu durumda, diğer şartların da sağlanması halinde Bay (A), 1.500.000 TL tutarındaki kazancın tamamını yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapabilecektir. Bu örnek, yeni düzenlemenin özellikle döviz kazandırıcı hizmet faaliyetleri bakımından nasıl güçlü bir vergi avantajı oluşturabileceğini göstermektedir. Mükellefler Hangi Risklere Dikkat Etmelidir? Yeni düzenleme önemli bir avantaj getirmekle birlikte, hatalı uygulama halinde vergi riski doğabilir. Özellikle aşağıdaki konular dikkatle değerlendirilmelidir: -Hizmetin kanunda sayılan hizmetlerden biri olup olmadığı -Hizmet alıcısının yurt dışında mukim olup olmadığı -Hizmetten gerçekten yurt dışında yararlanılıp yararlanılmadığı -Kazancın süresinde Türkiye’ye transfer edilip edilmediği -Fatura veya serbest meslek makbuzundaki hizmet açıklamasının doğru olup olmadığı -Banka kayıtları ve sözleşmelerin indirim şartlarını destekleyip desteklemediği -Kazancın ayrı izlenip izlenmediği Bu nedenle %100 indirim uygulaması, yalnızca beyanname döneminde yapılacak teknik bir işlem olarak görülmemelidir. Sözleşme aşamasından tahsilat aşamasına kadar bütün süreç belge düzeniyle desteklenmelidir. Sonuç 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelir Vergisi Kanunu 89/13 kapsamında uygulanacak indirim oranının %100 olarak belirlenmesi, Türkiye’den yurt dışına verilen belirli hizmetlerde önemli bir vergisel teşvik niteliği taşımaktadır. Bu düzenleme; yazılım, mühendislik, mimarlık, tasarım, veri analizi, tıbbi raporlama, çağrı merkezi, sertifikasyon, veri işleme, eğitim ve sağlık gibi alanlarda faaliyet gösteren gelir vergisi mükellefleri için ciddi bir avantaj sağlayabilir. Ancak indirimden yararlanmak için hizmetin kapsamı, hizmetten yararlanma yeri, müşteri statüsü, kazancın Türkiye’ye transferi ve belgelendirme şartları dikkatle yerine getirilmelidir. Doğru yapılandırılan ve belgeleri eksiksiz hazırlanan işlemlerde, 2026 yılından itibaren kapsama giren kazançların tamamının gelir vergisi matrahından indirilmesi mümkün hale gelmiştir. ______________________________________ İLİNTİLİ İÇERİK Yurt Dışına Verilen Bazı Hizmetlerde Kurumlar Vergisi İndirimi %100 Oldu. Yurt dışındaki şirkete %20 ortaksanız elde edilen kar payının yarısı vergi dışı hale getirildi Yurt dışından elde edilen kar payında ortaklık oranı düşürüldü, Hizmet ihracının tamamı vergiden istisna edildi Yurt Dışı İştirak Kazançlarında Yeni Dönem: %20 İştirak Oranıyla %80 Kurumlar Vergisi İstisnası ______________________________________ MUHASEBE MESLEK MENSUPLARINA YÖNELİK HESAPLAMA PROGRAMLARI İÇİN BAĞLANTI… Kaynak: Resmi Gazete – 30.04.2026 Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Yazının yayımlandığı tarihten önceki ve/veya sonraki tarihte içerikteki bilginin güncel olmayabileceğini, geçici veya kalıcı olarak başka yasal düzenlemeler olabileceğini göz önünde bulundurunuz ve kendi durumunuza özel doğru bilgi için konuyla ilgili meslek erbabına/uzmanına danışmanız menfaatinize olacağını unutmayınız. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir. İçeriğin tamamı veya bir kısmı ticari amaçla izinsiz kopyalanamaz aksi durumda yasal işlem yapılır.