24 Ağustos 2026 , Pazartesi
Mevzuat

Yurtdışında Açılan Şube Vergi Dairesine Bildirilecek mi?

Yurtdışında Şube Açılışı ve Bazı Vergisel Yükümlülükler Yurt dışında şube açan Türk şirketlerinin hem Türkiye’deki hem de yurtdışındaki vergi mevzuatına uygun hareket etmesi gerekmektedir. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge, Türkiye’de tam mükellef statüsüne sahip şirketlerin yurtdışında açtıkları şubelerle ilgili bildirim ve vergilendirme yükümlülüklerini açıklığa kavuşturmaktadır. 1. Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirme 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumlar, sadece yurt içi değil, yurt dışında elde ettikleri kazançlar üzerinden de Türkiye’de vergilendirilir. Yani, Almanya’da inşaat faaliyeti gösteren bir Türk şirketi, orada elde ettiği kazançları da Türkiye’de kurum kazancına dahil etmek ve beyan etmek zorundadır. Bu düzenleme, Türkiye’nin “tam mükellefiyet esası” gereği, global gelir üzerinden vergilendirme ilkesini benimsediğini göstermektedir. Dolayısıyla Almanya’da faaliyet gösteren şube ayrı bir tüzel kişilik oluşturmasa da, kazançları merkezin gelirine dahil edilmelidir. 2. Vergi Usul Kanunu Kapsamında Bildirim Yükümlülüğü 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’un 156, 159 ve 168. maddelerinde, mükelleflerin iş yeri sayısında meydana gelen değişiklikleri bildirme zorunluluğu açıkça düzenlenmiştir. VUK 156. madde: “Şube”, ticari faaliyetin yürütüldüğü yer olarak iş yeri sayılır. VUK 159. madde: İş yerlerinin sayısında bir artış olduğunda bu durum vergi dairesine bildirilmelidir. VUK 168. madde: Bildirim, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılmalıdır. Bu çerçevede, şirketin Almanya’da şube açması, iş yeri sayısında artış anlamına gelir. Dolayısıyla bu durumun bir ay içinde ilgili vergi dairesine bildirilmesi zorunludur. 3. Bildirim Yapılmamasının Sonuçları Şube açılışı bildiriminin yapılmaması halinde, Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca usulsüzlük cezası uygulanır.Bu ceza, şekli bir yükümlülüğün ihlali niteliğinde olup, şubenin kazancının beyan edilmemesinden bağımsız olarak uygulanabilir. 4. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler Yurt dışında açılan şubeler iş yeri statüsündedir. Açılış, vergi dairesine bir ay içinde bildirilmelidir. Şube kazançları, Türkiye’de kurum kazancına dahil edilmelidir. Almanya’da ödenen vergiler, Türkiye’de mahsup edilebilir (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması kapsamında). Bildirim yapılmaması halinde, usulsüzlük cezası riski doğar. Sonuç Türkiye’de tam mükellefiyete tabi bir kurum, yurt dışında açtığı şubelerin kazançlarını da Türkiye’de beyan etmek zorundadır. Ayrıca, şube açılışı iş yeri sayısında bir artış olduğundan, Vergi Usul Kanunu’nun 168. maddesi gereğince vergi dairesine bir ay içinde bildirimde bulunulması gerekir. Yurt dışındaki inşaat işlerinden elde edilen kazançların vergi istisnası ile ilgili içerik için tıklayınız… Bu yükümlülüğe uymamak, usulsüzlük cezasına neden olabilir. Uygulamada, hem yerel mevzuat hem de çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları dikkate alınarak hareket edilmesi önemlidir. 10 Soru ve 10 Cevap SoruCevap1. Yurtdışında şube açan Türk şirketleri kazançlarını Türkiye’de beyan etmek zorunda mı?Evet, tam mükellefiyet kapsamında yurt dışı kazançlar Türkiye’de beyan edilir. Kazanç istisnası ile ilgili hükümlere ayrıca bakılmalıdır.2. Almanya’da açılan şube ayrı bir tüzel kişilik midir?Hayır, şube merkezin bir uzantısıdır ve aynı tüzel kişilik altındadır.3. Şube açılışı ne kadar sürede vergi dairesine bildirilmelidir?Bildirim, açılış tarihinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır.4. Bildirim yapılmazsa ne olur?Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesine göre usulsüzlük cezası uygulanır.5. Şube açılışı iş yeri artışı olarak mı değerlendirilir?Evet, iş yeri sayısında artış olarak kabul edilir.6. Kurumlar Vergisi Kanunu hangi maddeyi esas alır?3. madde, yurt dışı kazançların da vergilendirileceğini belirtir. Kazanç istisnası ile ilgili hükümlere ayrıca bakılmalıdır. Kazanç istisnası beyannamede gösterilir.7. Almanya’da ödenen vergi Türkiye’de tekrar ödenir mi?Hayır, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması kapsamında mahsup edilir.8. Genel alarak şube kazançları nasıl beyan edilir?Dönem kurum kazancına dahil edilerek beyan edilir.9. Bildirim yapılmaması halinde hangi maddeye göre ceza kesilir?Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesine göre.10. Bu yükümlülük kimleri kapsar?Kanuni veya iş merkezi Türkiye’de olan tüm tam mükellef kurumları. ÖRNEK ÖZELGE T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü) Sayı:27575268-105[159-2016-401]-23039813.06.2018Konu:Yurtdışında şube açılışı hk.  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Türkiye’de inşaat alanında faaliyette bulunan şirketinizin 28/4/2015 tarihinde Almanya’da aynı konuda faaliyet göstermek üzere şube açılışı gerçekleştirdiği, ancak şubenin açılışı ile ilgili olarak Türkiye’de vergi daireleri dahil hiçbir kuruma bilgi verilmediği belirtilerek, söz konusu şubenin açılışını bildirmek ve bu şubeden elde ettiğiniz kazancı Türkiye’de beyan etmek zorunda olup olmadığınız hususlarında tarafınıza bilgi verilmesi talep edilmektedir. I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde kurumlar vergisine tabi kurumlar sayılmış olup, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, aynı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümler çerçevesinde, tam mükellefiyete tabi şirketiniz tarafından bir hesap dönemi içinde gerek yurt içinde gerekse yurt dışında elde edilen kazançlarınızın tamamının ilgili dönem kurum kazancına dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir. II- VERGİ USUL KANUNU UYGULAMASI 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; – 156 ncı maddesinde, “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.”, – 159 uncu maddesinde, “Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” – 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, “… Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine yapılır.” hükümleri yer almaktadır. Bu bağlamda, mükelleflerin ticari, sınai ve zirai faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin “faaliyetin icrasına tahsis edilmesi” veya faaliyetin icra edildiği “yer” olma özelliğini taşıması gerekmekte olup, mükelleflerin mükellefiyetleri devam ederken işletmelerine dahil iş yeri sayısında bir artış söz konusu olması halinde, bu değişiklikliğin bir ay içinde ilgili vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Almanya’da şube açmanız nedeniyle oluşacak durumun iş yerlerinizin sayısında vukua gelen artış kapsamında değerlendirilerek mezkur Kanunun 168 inci maddesi uyarınca vergi dairesine bildirilmesi icap etmektedir. Öte yandan, söz konusu bildirim zorunluluğuna uymayan mükellefler hakkında mezkûr Kanunun 352 nci maddesinin 2 nci fıkrasının 4 numaralı bendi uyarınca usulsüzlük cezası kesileceği tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER E-Fatura Onaylanmadan İptal Edilebilir mi? Faturada “İptal” İbaresi Olmaması Cezaya Neden Olur mu? Kaynak: GİB Özelge Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.