Vergi Haberleri
Finansal Kiralama (Leasing) ile Alınan Binek Otomobilde Faiz Gideri, KDV ve Gider Kısıtlaması Nasıl Uygulanır?
Şirketlerin finansal kiralama yoluyla binek otomobil edinmesi, muhasebe ve vergi uygulaması bakımından birçok farklı sonucu aynı anda doğurmaktadır. Özellikle finansal kiralama ile alınan binek otomobillerde faiz giderlerinin nasıl dikkate alınacağı, kasko, yakıt, sigorta ve bakım giderlerinde hangi kısmın indirilebileceği ve KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı uygulamada en çok tereddüt edilen konular arasında yer almaktadır.
Samsun Defterdarlığı tarafından verilen 09.05.2024 tarihli özelgede, şirket adına finansal kiralama yoluyla sıfır kilometre binek otomobil alındığı, bu araç için bankaya 36 ay vadeyle anapara, faiz ve KDV ödemesi yapılacağı, banka tarafından aylık fatura düzenleneceği ve bu kapsamda KDV indirimi, faiz giderinin niteliği ile binek otomobile ilişkin kasko, yakıt ve benzeri giderlerin gider kısıtlamasına tabi olup olmadığı hususlarında görüş talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu yazıda, özelgede yer alan şirket telif sorunu yaşamamak için (A) Şirketi olarak anılacaktır. Konu yalnızca bu özelgede yer verilen somut olay üzerinden ele alınacaktır.
Finansal Kiralama ile Alınan Binek Otomobilde Temel Vergi Sorunu Nedir?
Özelgedeki temel mesele, finansal kiralama yoluyla alınan binek otomobilin klasik kira gideri gibi mi, yoksa aktife alınan bir kıymet gibi mi değerlendirileceğidir. Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü aylık kira gideri kısıtlaması, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesi, amortisman sınırı ve KDV indirimi gibi başlıklar bu ayrım üzerinden şekillenmektedir.
Vergi idaresi, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin sıradan kira sözleşmelerinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini özelgede açık biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle, finansal kiralama ile alınan araçlarda sadece kira gideri sınırına bakmak yeterli değildir. Faiz, maliyet, amortisman ve KDV boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Finansal Kiralama Yoluyla Alınan Binek Otomobilde Aylık Kira Gideri Kısıtlaması Uygulanır mı?
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde kiralama yoluyla edinilen binek otomobiller için aylık kira gideri sınırına yer verilmiş olmakla birlikte, özelgede atıf yapılan 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin bu kapsamda değerlendirilmediği açıkça belirtilmiştir.
Başka bir ifadeyle, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerde klasik aylık kira gideri kısıtlaması uygulanmamaktadır. Çünkü bu araçlara ilişkin ödemeler, doğrudan kira gideri olarak değil, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılmak suretiyle ele alınmaktadır. Bu yönüyle finansal kiralama, vergi uygulamasında normal kiralama işleminden farklı sonuç doğurmaktadır.
Finansal Kiralama Ödemeleri Nasıl Ayrıştırılır?
Özelgede yer alan açıklamaya göre, finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması gerekmektedir. Bu ayrıştırma, her dönem sonundaki kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılmalıdır.
Bu çerçevede, hesaplanan faiz giderlerinin ilk yıl binek otomobilin maliyetine eklenmesi gerekir. Sonraki yıllarda ise bu faiz giderleri tercihe göre doğrudan gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Dolayısıyla finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilde her taksit tek parça gider olarak değil, anapara ve faiz bileşenleri ayrı ayrı değerlendirilerek muhasebeleştirilir.
Faiz Gideri İlk Yıl ve Sonraki Yıllarda Nasıl Dikkate Alınır?
Özelgede, finansal kiralama yoluyla edinilen ve Haklar hesabında aktife alınan binek otomobiller için faiz giderlerinin ilk yıl maliyete eklenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Sonraki yıllar bakımından ise mükellefe seçimlik bir hak tanınmıştır.
Buna göre, (A) Şirketi sonraki yıllarda oluşan faiz giderlerini ister doğrudan gider yazabilir, isterse maliyete ekleyebilir. Ancak özelgede vurgulandığı üzere, faiz giderlerinin sonraki yıllarda doğrudan gider olarak dikkate alınması halinde, bu giderlerin en fazla yüzde 70’i kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabilir. Dolayısıyla finansal kiralama faizi sonraki yıllarda doğrudan gider seçilirse, binek otomobil gider kısıtlaması devreye girmektedir.
Kasko, Yakıt, Bakım ve Sigorta Giderlerinde Yüzde 70 Sınırı Var mı?
Evet. Özelgede atıf yapılan Tebliğin 14 üncü maddesine göre, faaliyet konusu binek otomobil kiralama veya işletme olmayan mükelleflerde, binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderlerin en fazla yüzde 70’i gelir ve kurumlar vergisi açısından gider olarak indirilebilir.
Özelgede de bu kural açık biçimde uygulanmıştır. Buna göre, (A) Şirketinin finansal kiralama yoluyla edindiği binek otomobile ilişkin tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderlerin en fazla yüzde 70’i kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Giderlerin kalan yüzde 30’luk kısmı ise kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde kalacaktır.
Faiz Gideri Maliyete Eklenirse Amortisman Nasıl Etkilenir?
Özelgede, finansal kiralama yoluyla edinilen ve Haklar hesabında izlenen binek otomobillerde, aktife alınan bedelin o yıl için belirlenen amortismana esas tutarı aşması halinde, ayrılan amortismanın yalnızca bu tutara isabet eden kısmının gider olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir.
Bu nedenle, sonraki yıllarda faiz giderleri doğrudan gider yazılmak yerine maliyete eklenirse, bu kez artan maliyet bedeli üzerinden ayrılan amortisman bakımından sınır gündeme gelmektedir. Yani mükellef faiz giderini maliyete eklediğinde gider kısıtlamasından tamamen kurtulmuş olmaz. Bu defa amortisman sınırı önem kazanır. Özelge, bu iki yöntemin de farklı vergisel sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
Finansal Kiralama ile Alınan Binek Otomobilde KDV İndirilebilir mi?
Özelgede KDV bakımından yapılan en önemli ayrım, sözleşme sonunda aracın mülkiyetinin kime geçeceği noktasında yapılmıştır. 3065 sayılı KDV Kanununun 30/b maddesi gereği, faaliyet konusu binek otomobil kiralama veya işletme olmayan mükelleflerin işletmeye ait binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV’yi indirmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilin mülkiyeti sözleşme süresinin sonunda (A) Şirketine geçecekse, özelgeye göre bu araca ilişkin yüklenilen KDV’nin indirilmesi mümkün değildir. Başka bir ifadeyle, işlem sonuçta bir binek otomobil edinimi niteliği taşıdığı için KDV indirimi reddedilmektedir.
Mülkiyet Finansal Kiralama Şirketinde Kalırsa KDV Durumu Değişir mi?
Evet. Özelgede bu konuda ayrı bir değerlendirme yapılmıştır. Eğer sözleşme süresinin sonunda binek otomobilin mülkiyeti finansal kiralama şirketinde kalıyorsa, bu durumda işlem kiralama hizmeti olarak kabul edilmektedir.
Bu durumda, binek otomobile ait kira bedellerine ve yakıt, bakım, onarım gibi giderlere ilişkin KDV’nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden bölümünün indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Yani mülkiyet devri yoksa, KDV açısından sonuç tamamen değişebilmekte ve kiralama hizmetine ilişkin KDV için kısmi indirim imkanı doğabilmektedir.
Özelgeden Çıkan Sonuç Nedir?
Samsun Defterdarlığının özelgesine göre, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerde klasik aylık kira gideri sınırı uygulanmaz. Bunun yerine, yapılan ödemeler anapara ve faiz olarak ayrıştırılır. İlk yıl faiz maliyete eklenir. Sonraki yıllarda faiz gideri doğrudan gider yazılırsa en fazla yüzde 70’i indirilebilir. Tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderlerde de en fazla yüzde 70 gider yazılabilir.
KDV bakımından ise sonuç, sözleşme sonunda mülkiyetin kime geçeceğine bağlıdır. Araç mülkiyeti şirkete geçecekse KDV indirimi mümkün değildir. Mülkiyet finansal kiralama şirketinde kalıyorsa, bu kez kiralama hizmetine ilişkin KDV’nin gider kabul edilen kısma isabet eden bölümü indirilebilir. Özelgedeki somut olayın ana sonucu budur.
Sonuç
Finansal kiralama ile alınan binek otomobiller, vergi uygulamasında normal kira sözleşmelerinden farklı şekilde değerlendirilmektedir. Bu özelgeye göre, finansal kiralama ödemelerinin anapara ve faiz olarak ayrıştırılması, ilk yıl faiz giderinin maliyete eklenmesi, sonraki yıllarda ise faiz gideri doğrudan gider yazılırsa yüzde 70 sınırına tabi tutulması gerekmektedir. Aynı şekilde yakıt, bakım, sigorta ve benzeri giderlerin de ancak yüzde 70’i kurum kazancından indirilebilir.
KDV yönünden ise belirleyici unsur, sözleşme sonunda aracın mülkiyetinin şirkete geçip geçmeyeceğidir. Araç mülkiyeti şirkete geçecekse KDV indirimi mümkün değildir. Buna karşılık mülkiyet finansal kiralama şirketinde kalıyorsa, kiralama hizmetine ilişkin KDV için gider kabul edilen kısmı ölçüsünde indirim imkanı doğabilmektedir. Bu nedenle finansal kiralama ile binek otomobil ediniminde sözleşmenin hukuki yapısı ve muhasebe tercihlerinin vergi sonucunu doğrudan etkilediği unutulmamalıdır.
NoSoruCevap1Finansal kiralama ile alınan binek otomobilde aylık kira gideri sınırı uygulanır mı?Hayır. Özelgede atıf yapılan Tebliğe göre finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobiller klasik kira gideri kısıtlaması kapsamında değerlendirilmez.2Finansal kiralama ödemeleri nasıl muhasebeleştirilir?Borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması gerekir.3İlk yıl faiz gideri doğrudan gider yazılır mı?Hayır. Özelgeye göre ilk yıl hesaplanan faiz gideri binek otomobilin maliyetine eklenmelidir.4Sonraki yıllarda faiz gideri nasıl dikkate alınır?Sonraki yıllarda tercihe göre doğrudan gider veya maliyet olarak dikkate alınabilir.5Sonraki yıllarda doğrudan gider yazılan faiz giderinin tamamı indirilebilir mi?Hayır. Özelgede bu giderlerin en fazla yüzde 70’inin kurum kazancından indirilebileceği belirtilmiştir.6Yakıt, bakım, sigorta ve kasko giderlerinde sınır var mı?Evet. Bu tür cari giderlerin en fazla yüzde 70’i kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilir.7Faiz maliyete eklenirse ne olur?Bu durumda artan maliyet üzerinden ayrılan amortisman bakımından amortismana esas tutar sınırı dikkate alınır.8Finansal kiralama ile alınan binek otomobilde KDV indirilebilir mi?Sözleşme sonunda mülkiyet şirkete geçecekse, özelgeye göre KDV indirimi mümkün değildir.9Mülkiyet finansal kiralama şirketinde kalırsa KDV durumu değişir mi?Evet. Bu durumda işlem kiralama hizmeti sayılır ve gider olarak kabul edilen kısma isabet eden KDV indirilebilir.10Bu özelgeden çıkan en önemli sonuç nedir?Finansal kiralama ile edinilen binek otomobillerde faiz, cari gider ve KDV uygulaması; sözleşmenin yapısına ve mülkiyetin devredilip devredilmeyeceğine göre farklı vergisel sonuç doğurur.
T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞISamsun DefterdarlığıGelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Sayı:E-13649056-125[2023-ÖZE-09]-4661809.05.2024Konu:Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerde gider kısıtlaması ve KDV indirimi
İlgi:…tarihli özelge talebi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketiniz adına finansal kiralama ile sıfır kilometre binek otomobil alındığı, alınan binek otomobil için bankaya anapara, faiz ve katma değer vergisi (KDV) olarak 36 ay vade ile taksit ödemesi yapılacağı, banka tarafından finansal kiralamaya istinaden aylık fatura düzenleneceği, düzenlenen faturalarda yer alan KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı, ödenecek faiz giderinin finansman gideri olarak dikkate alınıp alınmayacağı ve binek otomobile ait kasko, yakıt vb. giderlerin binek otomobil gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi Kurum Kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinde;
“Safi kazancın tesbit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:
1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler. (İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler.) (Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 (26.000) Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına (690.000 TL) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.
…
5. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (…),(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.“
hükümleri yer almaktadır.
311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi” başlıklı beşinci bölümünde konuyla ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin 13 üncü maddesinde; faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin maddede belirtilen sınırlar çerçevesinde gider olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin 5 inci fıkrasında;
“Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin yapılan ödemeler bu Tebliğin 13 üncü maddesi kapsamda değerlendirilmeyecek olup, söz konusu ödemelerde aylık kiralama gideri kısıtlaması söz konusu olmayacaktır. 213 sayılı Kanunun mükerrer 290 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında finansal kiralamanın tanımı yapılmış olup, aynı maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin kullanma hakkının anılan Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tâbi tutulacağı, (4) numaralı bendinde; kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılacağı ve ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla işletme aktifine alınmış binek otomobiller için ödemelerin anapara ve faiz ödemesi olarak ayrıştırılarak, faiz gideri ilk yıl “Haklar” hesabında izlenen binek otomobilin maliyetine dâhil olunacak, sonraki yıllarda ise tercihen gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır.“
açıklamasına yer verilmiştir.
Aynı Tebliğin “Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.
(2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır.
(3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.
(4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
…
(5) Finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin, finansal kiralama konusu binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin mükellefler tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınmak istenmesi halinde, bu giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir
…
(6) 1/1/2020 tarihinden önce iktisap edilen veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin Kanunun yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir…“
açıklamaları yapılmıştır.
Diğer taraftan, aynı Tebliğin “Binek otomobillere ilişkin amortisman giderleri” başlıklı 15 inci maddesinin 7 nci fıkrasında ise; “Finansal kiralama yoluyla işletme aktifine alınmış ve rayiç bedel ile sözleşmeye göre kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı üzerinden “Haklar” hesabında izlenen binek otomobillerde, aktife alınan bedelin o yıl için belirlenen amortismana esas tutarı aşması halinde, binek otomobillerin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.” açıklamaları yer almaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, esas faaliyet konusu kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olmayan Şirketinizin finansal kiralama sözleşmesine göre yaptığı ödemelerin borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bu ayrıştırma işleminin her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer alan ödemelerin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılması, hesaplanan faiz giderlerinin ise ilk yıl iktisadi kıymetin maliyetine eklenmesi, sonraki yıllar ise gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bu bağlamda, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin “Haklar” hesabında aktife alındığı dönemi izleyen dönemler için yapılan faiz giderlerinin Şirketiniz tarafından tercihen doğrudan gider olarak dikkate alınması durumunda, bu giderlerin en fazla %70’inin kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmekte olup, söz konusu taşıtlara ilişkin tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderlerin de en fazla %70’i kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.
Diğer taraftan, finansal kiralama yoluyla edinilen ve “Haklar” hesabında izlenen binek otomobillere ilişkin ödenen faiz giderlerinin bu kıymetlerin aktife alındığı dönemi izleyen sonraki dönemlerinde tercihen binek otomobilin maliyetine eklenmesi durumunda, bu kıymetlere ilişkin ayrılan amortismanın en fazla aktife alınan yıl için belirlenen amortismana esas tutarının safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
3065 sayılı KDV Kanununun;
-29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirebilecekleri,
-29/3 üncü maddesinde, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,
-30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV’nin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği,
-30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği
hüküm altına alınmıştır.
KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-2.1.) bölümünde;
“…
b) Kanunun (30/b) maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Buna göre, binek otomobillerini yukarıda belirtildiği şekillerde işleten mükellefler bu amaçla kullanılan binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim hakkından yararlanabilir.
Ancak mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV’nin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Bu uygulama binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir.
…
3065 sayılı Kanunun (30/b) maddesi hükmüne göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV hariç olmak üzere, KDV mükelleflerinin binek otomobili alımında yüklendikleri KDV’nin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
…
ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyecektir.
Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır.”
açıklamaları yer almaktadır.
Buna göre, finansal kiralama yoluyla edinilen binek otomobilin mülkiyetinin sözleşme süresinin sonunda Şirketinize geçmesi halinde, binek otomobile ilişkin yüklenilen KDV’nin indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bununla beraber, sözleşme süresinin sonunda binek otomobil mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde kalması halinde, söz konusu işlem bir kiralama hizmeti olarak değerlendirileceğinden, binek otomobile ait kira bedellerine ve yakıt, bakım ve onarım gibi giderlerine ilişkin KDV’nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden kısmının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
İmza
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
ÖNERİLEN DİĞER İÇERİKLER
Hesaplama Araçları
